Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” bir hadîs-i serîflerinde buyurdu ki: (Ey ümmet ve Eshâbım! Edâsına tamâmiyle riâyet olunan namâz, Allahü teâlânın begendigi bütün amellerin en üstünüdür. Peygamberlerin sünnetidir. Meleklerin sevdigidir. Ma’rifetin, yerin ve göklerin nûrudur. Bedenin kuvvetidir. Rızkların berekâtıdır. Düânın kabûlüne vesîledir. Melek-ül-mevte [ya’nî ölüm melegine], sefâ’atçıdır. Kabrde ısık, Münker ve Nekîre cevâbdır. Kıyâmet gününde üzerine gölgedir. Cehennem atesiyle kendi arasında siperdir. Sırât köprüsünü yıldırım gibi geçiricidir. Cennetin anahtârıdır. Cennetde basına tâcdır. Allahü teâlâ, mü’minlere namâzdan dahâ önemli bir sey vermemisdir. Eger namâzdan dahâ üstün bir ibâdet olsaydı, en önce mü’minlere onu verirdi. Zirâ meleklerin kimi devâmlı kıyâmda, kimi rükü’da, kimi secdede, kimi de tesehhüddedir. Bunların hepsini bir rek’at namâzda toplayıp, mü’minlere hediyye verdi. Zirâ namâz, îmânın bası, dînin diregi, islâmın kavli [sözü] ve mü’minlerin mi’râcıdır. Gögün nûru ve Cehennemden kurtarıcıdır).


Namaz Kılmayanların Cezası Part 1

Namaz Kılmayanların Cezası Part 2

Namaz Kılmayanların Cezası Part 3

 

 
Designed by remzi ersavas
 
 
Yandex.Metrica