EL-ḤİCR SURESİ

Mekke’de inmiştir. Bazı âlimlere göre 87. ayeti Medine’de inmiştir. Ayet sayısı 99, kelime sayısı 654, harf sayısı 2771’dir.

سُـورَةُ ٱلۡـحِـجۡـرِ

15:1

الٓرۚ تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَـٰبِ وَقُرۡءَانٖ مُّبِيـنٖ ١

Elif, lâm, râ.* İşte (bu gibi harflerden müteşekkil olan ve Allah’tan geldiğine delalet eden) bu yüce kitabın ayetleri, (tevhidi ve Allah’ın şeriatini en mükemmel şekilde beyan eden) apaçık Kur’ân’ın ayetleridir.

* Bazı surelerin başında bulunan “Elif, lâm, mîm. Tā, sîn. Yâ, sîn.” gibi harflere huruful mukattaa denir. Âlimler bu harflerin tefsiri hakkında ihtilaf etmişlerdir. Bazı âlimler bu harflerin, Kur’ân’daki surelerin isimleri olduğunu söylemiştir. Bazı âlimler bu konuda hiçbir tevil yapmayıp manasını Allahu Teâlâ’ya havale etmiştir. Bazı âlimler de Allahu Teâlâ’nın bu harflerle kâfirlere meydan okuduğunu söylemiştir ve bu, en kuvvetli görüştür. Çünkü Allahu Teâlâ, bu harflerle başlayan surelerde, bu harflerin hemen akabinde Kur’ân’ı zikrederek “İşte bu Kur’ân, sizin bildiğiniz bu harflerden meydana gelmiştir. Öyleyse bildiğiniz bu harflerden meydana gelmiş olan Kur’ân’ın aynısını veya bir suresinin benzerini haydi, siz de meydana getirin bakalım!” şeklinde meydan okumuştur. Her ne kadar Kur’ân Arapların kullandığı harflerden meydana gelmişse de üslubunda bir hayat ve canlılık vardır. Fakat insanların sözleri asla böyle değildir.

15:2

رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَـفَرُواْ لَوۡ كَـانُواْ مُسۡلِمِيـنَ ٢

(Hakkı bile bile inkâr eden) Kâfirler, (dünyada bâtıl inanç üzere oldukları ahirette ortaya çıkınca) “Keşke dünyada iken Müslüman olsaydım!” diye çokça temennide bulunacaklardır.

15:3

ذَرۡهُمۡ يَأۡكُلُواْ وَيَتَمَتَّعُواْ وَيُلۡهِهِمُ ٱلۡأَمَلُۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ ٣

Ey rasulüm! (Kendilerine hakkı apaçık bir şekilde getirdiğin hâlde seni yalanlayanlar için üzülme!) Onları bırak; (hayvanlar gibi) yesinler, (fâni dünya metaıyla) sevinip eğlensinler ve onları (imana sarılmaktan ve iyi ameller yapmaktan engelleyen) boş ümitler oyalayadursun. Muhakkak ki ne kadar hüsran içinde olduklarını (kıyamet gününde) bileceklerdir.

15:4

وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٞ مَّعۡلُومٞ ٤

Helak ettiğimiz zalim beldelerin helaki, Allah’ın ilminde tayin edilmiş helak zamanı geldiğinde olmuştur.

15:5

مَّا تَـسۡبِقُ مِنۡ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَـسۡتَــٔۡـخِرُونَ ٥

Helak edilen her ümmet, ancak Allah’ın tayin ettiği zamanda helak edilir; helaki ne önce olur ne de sonra.

15:6

وَقَالُواْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِي نُزِّلَ عَلَيۡهِ ٱلذِّكۡرُ إِنَّكَ لَمَجۡنُونٞ ٦

(Onlara hakkı apaçık getirdiği hâlde) Müşrikler rasulümüze şöyle dediler: “Ey kendisine (Allah tarafından) zikir (Kur’ân) indirildiğini iddia eden kişi! (Davetine icabet edip babalarımızın ibadet ettiği putları terk edeceğimizi sanıyorsan) Muhakkak ki sen, delinin tekisin! (Biz, atalarımızın yolunu asla terk edecek değiliz.)

15:7

لَّوۡ مَا تَأۡتِينَا بِٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِيـنَ ٧

“Ey Muhammed! Eğer (Allah’ın rasulü olduğuna dair) sözünde doğru olanlardan isen bize (seni destekleyip hakkında şahidlik edecek) melekler getir.”

15:8

مَا نُنَزِّلُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلۡـحَـقِّ وَمَا كَـانُوٓاْ إِذٗا مُّنظَرِينَ ٨

(Rasul’den, şahid olarak melekler inmesini isteyen inkârcılara Allah şöyle cevap verdi) Bilin ki biz melekleri ancak hak ile (ya rasullerimize vahiy indirmek ya da hak eden kâfirlere azap vermek için) göndeririz. Eğer melekler indirildiğinde (buna rağmen) iman etmezlerse hiç bekletilmeden üzerlerine azap gönderilir.

15:9

إِنَّا نَـحۡـنُ نَزَّلۡنَا ٱلذِّكۡرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَـحَـٰفِظُونَ ٩

Muhakkak ki (Muhammed’e) zikri (Kur’ân’ı) biz indirdik ve onu (artma, eksilme, değişme ve tahriften) koruyacak olan da biziz.

15:10

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ فِـي شِيَعِ ٱلۡأَوَّلِيـنَ ١٠

Ey rasulüm! (İlk yalanlanan rasul sen değilsin.) Muhakkak ki senden önce de gelip geçmiş ümmetlere rasuller göndermiştik.