EŞ-ŞUʿARÂʾ SURESİ

Âlimlerin cumhuruna göre Mekke’de inmiştir. Mücahid’e göre 197. ve 224’ten sonuna kadar olan ayetler hariç, Mekke’de inmiştir. Ayet sayısı 227, kelime sayısı 1297, harf sayısı 5542’dir.

سُـورَةُ ٱلشُّـعَـرَاءِ

26:1

طسٓمٓ ١

Tā, sîn, mîm.*

* Bazı surelerin başında bulunan “Elif, lâm, mîm. Tā, sîn. Yâ, sîn.” gibi harflere huruful mukattaa denir. Âlimler bu harflerin tefsiri hakkında ihtilaf etmişlerdir. Bazı âlimler bu harflerin, Kur’ân’daki surelerin isimleri olduğunu söylemiştir. Bazı âlimler bu konuda hiçbir tevil yapmayıp manasını Allahu Teâlâ’ya havale etmiştir. Bazı âlimler de Allahu Teâlâ’nın bu harflerle kâfirlere meydan okuduğunu söylemiştir ve bu, en kuvvetli görüştür. Çünkü Allahu Teâlâ, bu harflerle başlayan surelerde, bu harflerin hemen akabinde Kur’ân’ı zikrederek “İşte bu Kur’ân, sizin bildiğiniz bu harflerden meydana gelmiştir. Öyleyse bildiğiniz bu harflerden meydana gelmiş olan Kur’ân’ın aynısını veya bir suresinin benzerini haydi, siz de meydana getirin bakalım!” şeklinde meydan okumuştur. Her ne kadar Kur’ân Arapların kullandığı harflerden meydana gelmişse de üslubunda bir hayat ve canlılık vardır. Fakat insanların sözleri asla böyle değildir.

26:2

تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَـٰبِ ٱلۡمُبِيـنِ ٢

İşte, (kendisinde hiçbir kapalılık ve tezat bulunmayan) hak ile bâtılı apaçık beyan eden bu kitabın (Kur’ân’ın) ayetleri, bu gibi harflerden müteşekkildir (buna rağmen onun benzerini getiremiyorsunuz).

26:3

لَعَلَّكَ بَـٰخِعٞ نَّفۡسَكَ أَلَّا يَـكُـونُواْ مُؤۡمِنِيـنَ ٣

Ey rasulüm! Kavminin iman ve hidayete kavuşmasını o kadar arzuluyorsun ki imana yanaşmamaları sebebiyle neredeyse kendini hırs ve üzüntüden dolayı helak edeceksin. (Bunu yapma!)

26:4

إِن نَّشَأۡ نُنَزِّلۡ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةٗ فَظَلَّتۡ أَعۡنَـٰـقُهُمۡ لَهَا خَـٰضِعِيـنَ ٤

Dileseydik onların (kendilerine gelen hakka iman etmeyen müşriklerin) iman etmeleri için üzerlerine gökten bir ayet (mucize) indirirdik ve bu ayete devamlı zelil bir şekilde boyun eğerlerdi (fakat ğaybe iman edip etmeyeceklerini imtihan ile belli etmek için bunu dilemedik).

26:5

وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن ذِكۡرٖ مِّنَ ٱلرَّحۡـمَـٰنِ مُـحۡدَثٍ إِلَّا كَـانُواْ عَنۡهُ مُعۡرِضِيـنَ ٥

Ve (küfür ve şirklerinde ısrar edip hakka bile bile karşı gelen) o müşrikler, er-Raḥmân’dan ne zaman (tevhidini ve nebisinin doğru söylediğini ispat eden) yeni bir Kur’ân ayeti inse onu dinlemekten ve tasdik etmekten yüz çevirirler.

26:6

فَقَدۡ كَذَّبُواْ فَسَيَأۡتِيهِمۡ أَنۢبَٰٓؤُاْ مَا كَـانُواْ بِهِۦ يَـسۡتَهۡزِءُونَ ٦

O müşrikler, Rasul’ün getirdiği apaçık hakkı yalanladılar. Bilsinler ki (eğer iman etmezlerse) alay ettikleri haberler mutlaka gerçekleşecek ve Allah’ın azabı başlarına inecektir.

26:7

أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَـى ٱلۡأَرۡضِ كَـمۡ أَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُـلِّ زَوۡجٖ كَرِيمٍ ٧

(Küfür ve şirklerinde ısrar eden) O müşrikler, yeryüzüne ibretle bakıp da orada çeşit çeşit, güzel görünüşlü ve faydalı her bitkiden nice çiftler bitirdiğimizi görmüyorlar mı?!

26:8

إِنَّ فِـي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَـانَ أَكۡثَـرُهُم مُّؤۡمِنِيـنَ ٨

Yeryüzünde bitirdiğimiz bu çeşit çeşit bitkilerde muhakkak ki (Allah’ın ölüleri canlandırmaya kadir olduğunu gösteren) deliller vardır. Fakat onların çoğu buna iman etmemektedir.

26:9

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ٩

Ve ey rasulüm! Muhakkak ki Rabbin (ٱلۡـعَـزِيـز) el-ʿAzîz’dir (her meselede dilediği gibi hüküm veren, kendisinden hesap sorulmayan, emrine muhalefet edenleri hak ettikleri şekilde cezalandıran ve dilediğini yapmaktan engellenemeyendir), (ٱلـرَّحِـيم) er-Raḥîm’dir (kullarına kaldıramayacakları şeyleri yüklemeyen, ihlasla tevbe edenleri önceki kötü amellerinden dolayı sorumlu tutmayan ve ahirette sadece mu’minlere rahmet edendir).

26:10

وَإِذۡ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَـىٰٓ أَنِ ٱئۡتِ ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِيـنَ ١٠

Ey rasulüm! Rabbinin Musa’ya, “(Küfür ve şirk işleyip İsrailoğullarını köleleştirerek zulmeden) Zalim kavme git!” diye yaptığı nidayı da hatırla!