Ey Nebi (Muhammed)! Allah’tan kork (sen ve seninle beraber olanlar, Allah’ın emirlerine itaat etmekte ve yasaklarından uzak durmakta sebat gösterin)! Sakın kâfirler ile münafıkların heva ve heveslerine itaat etme! Muhakkak ki Allah (عَـلِيـم) ʿAlîm’dir (koyduğu hükümlere itaat edenleri, bunlara karşı gelenleri ve ister gizli ister açık olsun, ister büyük ister küçük olsun, her şeyi en ince ayrıntısıyla bilendir), (حَـكِيـم) Ḥakîm’dir (hikmetiyle her şeyi yerli yerine koyan, sadece hakkı söyleyen, her fiili doğru ve mükemmel olan ve verdiği her hükümde hikmet sahibi olandır).
Ve Rabbinden sana vahyedilen şeylere tâbi ol! Muhakkak ki Allah (gizlisiyle açığıyla) yaptığınız her şeyden (en ince teferruatına kadar) haberdardır (buna göre size hesap soracaktır).
Ve sadece Allah’a tevekkül et (her durumda O’na güvenip O’ndan yardım iste, O’nun kaza ve kaderine rıza gösterip hükmüne teslim ol)! Muhakkak ki Allah, (kendisine gerçek manada tevekkül eden kuluna) vekil (yardımcı ve her kötülükten koruyucu) olarak yeter!
Allah, bir adamın göğsünde iki kalp yaratmadığı gibi zıhar* yaptığınız eşlerinizi gerçek anneleriniz yerine koymamış ve evlat edindiğiniz kişileri gerçek çocuklarınız kılmamıştır. İşte bunlar (eşlerinize zıhar yapmak ve başkasının çocuklarını evlat edinmek) ağzınızda geveleyip durduğunuz, hiçbir gerçekliği olmayan boş sözlerdir (cahilî âdetlerdendir). Ve biliniz ki Allah, (kulları uysunlar diye) sadece hakkı söyler ve sadece O, hak yola muvaffak kılar.
Evlat edindiğiniz çocukları, gerçek babalarına nispet edin! Böyle yapmak, Allah katında adalettir. Eğer gerçek babalarını bilmiyorsanız o zaman onlar, sizin din kardeşleriniz ve mevlalarınızdır (gözetip baktığınız ve haklarını koruduğunuz kimselerdir). Ve eğer yanlışlıkla onları gerçek babaları dışında başka birine nispet ederseniz Allah bundan dolayı sizi sorumlu tutmaz fakat kalplerinizin kasıtlı olarak işlediği şeylerden dolayı sorumlu tutar. Ve bilin ki Allah (غَـفُور) Ğafûr’dur (günahından pişman olup halisane bir şekilde tevbe ederek Allah’a itaate dönen ve tekrar aynı günaha dönmekten kaçınan kullarını affedendir), (رَحِيـم) Raḥîm’dir (ihlasla tevbe eden kullarına merhamet ederek onlara işlediği günahlardan dolayı azap etmeyendir).
Nebi (Muhammed), mu’minlere kendi nefislerinden daha evladır (nefisleri başka bir şeye meyletse bile her konuda Nebi’nin sözünü önde tutup onunla amel etmeleri gerekir). Ve onun hanımları, mu’minlerin anneleri hükmündedir (o vefat ettikten sonra asla hanımlarıyla evlenemezler). Ve bilin ki akrabalar, Allah’ın hükmüne göre birbirine mirasçı olmaya, diğer mu’minlerden ve muhacirlerden daha evladır. Ancak (ey mu’minler) mirasçınız olmayan size yakın kişiler için vasiyette bulunmanızda bir sakınca yoktur. İşte bu hüküm, kitapta (Levhi’l Mahfuz’da) yazılmıştır (mutlaka onunla amel etmeniz gerekir).
Ey rasulüm, hatırla! Bütün nebilerden (yalnız Allah’a ibadet edip O’na hiçbir şeyi şirk koşmayacaklarına ve kendilerine vahyedilenleri eksiksiz bir şekilde tebliğ edeceklerine dair) kesin söz almıştık. Bu sözü senden, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem’in oğlu İsa’dan da almıştık. Ve nebilerin hepsinden, (kendilerine verilen emaneti yerine getireceklerine dair) tekid edilmiş kesin bir söz almıştık.
Allah doğru söyleyenlere (nebilere), doğru söylediklerini (görevlerini en güzel şekilde yerine getirdiklerini kıyamet gününde ümmetlerinin huzurunda) sormak için bu sözü almıştır. Kâfirlere (hak kendilerine geldiği hâlde rasullerini yalanlayıp küfür ve şirk üzerinde ölenlere) ise çok can yakıcı bir azap hazırlamıştır.
Ey iman edenler (Allah’ın birliğine tam manasıyla iman edip şeriatini hayatın bütün alanlarında uygulamaya azmedenler)! Allah’ın size verdiği nimetini hatırlayın! Hani (Ahzâb Günü) müşrik ordusu (Medine’yi ele geçirip sizi yok etmek için) gelip sınırlarınıza dayanmıştı da biz (onları sizden defetmek için) üzerlerine şiddetli esen (zehirli) bir rüzgâr ve (meleklerden oluşan) sizin görmediğiniz bir ordu göndermiştik (böylece müşrik ordusu zelil bir şekilde gerisin geri dönüp gitmişti). Bilin ki Allah, (hayır olsun şer olsun, açık olsun gizli olsun) yaptığınız her şeyi görendir (ve size ona göre karşılığını verecektir).
Müşriklerin (sizi kuşatıp yok etmek için) vadinin hem üst tarafından hem de alt tarafından geldiği, korkudan gözlerin sağa sola kayıp durduğu, yüreklerin gırtlağa dayandığı ve Allah hakkında değişik düşünceler içine düştüğünüz o gün...