Fâtır suresinin diğer ismi Sûratu’l-Melâike’dir (سُـورَةُ ٱلۡـمَـلَائِـكَـةِ). Mekke’de inmiştir. Ayet sayısı 45, kelime sayısı 777, harf sayısı 3130’dur.
Gökleri ve yeri örneksiz yaratan ve melekleri elçiler kılıp onları iki, üç, dört kanatlı olarak yaratan Allah’a hamdolsun (her türlü noksan sıfattan ve mahlukata benzemekten münezzeh olan, her şeyden çok sevilerek ve ibadet edilerek yüceltilmesi gereken sadece O’dur). O, yaratmada dilediğini artırır. Muhakkak ki Allah her şeye kadirdir (dilediğini yapar, hiç kimse O’nu âciz bırakamaz).
(Bütün hayırların anahtarı Allah’ın elindedir.) Allah insanlara rahmetinden (hidayet, zenginlik ve mutluluk için) bir kapı açarsa hiç kimse bunu engelleyemez. Ve bir kulundan bir şeyi engellerse hiç kimse O’nun vermediğini o kuluna veremez. Ve O; (ٱلۡـعَـزِيـز) el-ʿAzîz’dir (her meselede dilediği gibi hüküm veren, dilediğini yapmaktan engellenemeyen ve kendisinden hesap sorulmayandır), (ٱلۡـحَـكِيـم) el-Ḥakîm’dir (yaratmasında, verdiği emirlerde, kaza ve kaderinde hikmet sahibi olandır).
Ey insanlar! Allah’ın size verdiği nimetini hatırlayın (yalnız O’na ibadet edip hiçbir şeyi şirk koşmayarak şükredin)! Size gökten (yağmur yağdırarak) ve yerden (bitkiler bitirerek) rızık veren Allah’tan başka bir yaratıcı mı var?! (Asla!) Biliniz ki Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Size rızık verenin, tek yaratıcı olan Allah olduğunu bildiğiniz hâlde nasıl oluyor da haktan (tevhid dininden) ayrılıp O’na şirk koşuyorsunuz?!
Ve ey rasulüm! Kavminin müşrikleri seni yalanlarsa (üzülme ve sabret; sen, kavmi tarafından yalanlanan ilk rasul değilsin) senden önce de gönderdiğimiz rasuller kavimleri tarafından yalanlanmıştı. Ve bil ki her şey Allah’a dönecektir (O, hiç kimseye zulmetmeden herkes hakkında adaletle hükmedecek; razı olduğu amelleri yapana mükâfaat, razı olmadığı amelleri yapana ceza verecektir).
Ey insanlar! Muhakkak ki Allah’ın (ahiret gününde sizi hesap için dirilteceğine dair) vâdi haktır. Dikkat edin! Sakın dünya hayatının metaı ve şehvetleri sizi kandırmasın (o gün için hazırlık yapmaktan sizi engellemesin)! Şeytan ile yardımcıları da Allah’ın razı olduğu bir amelmiş gibi bâtılı süslü göstererek ve dünya hayatına meylettirerek sizi kandırmasın!
Ey insanlar! Bilin ki şeytan, sizin için daim bir düşmandır, öyleyse siz de onu düşman edinin (ve onunla hep savaşın)! Şüpheniz olmasın, şeytan öyle bir varlıktır ki kendisine tâbi olanları, ateşi şiddetli olan cehennem ehlinden olsunlar diye küfre çağırır.
(Şeytana tâbi olup Allah’ı, rasulünü ve ona indirilenleri) İnkâr edenlere gelince; onlar için şiddetli bir azap vardır. Gerçek manada iman edip salih ameller (Allah için ve istediği şekilde ameller) işleyenlere gelince; onlar için de mağfiret ve büyük mükâfaat (cennet) vardır.
Kötü ameli (küfrü, şirki ve günahı) kendisine süslü gösterildiği için onu güzel gören kimse… (Allah kendisine hakkı güzel gösterdiği için ona inanan kimse gibi hiç olur mu?!) Muhakkak ki Allah, dilediğini (hak ettiği için) doğru yoldan saptırır ve dilediğini de (hak ettiği için) hidayete muvaffak kılar (hiç kimseyi zorlamaz). Ey rasulüm! Haktan bile bile sapanlar için kendine zarar verecek şekilde üzülme! Muhakkak ki Allah, onların ne yaptığını en iyi bilendir (hiçbir şey O’na gizli değildir).
Biliniz ki rüzgârları estirip de onunla bulutları hareket ettiren Allah’tır. Ve biz onu (yağmur yüklü bulutları), ölü olan (kurak) bir beldeye götürürüz de ölümünden sonra bulutlardan çıkan suyla toprağı (bitkiler bitirerek) canlandırırız. İşte ölülerin dirilmesi de böyle olacaktır!
Kim (dünyada veya ahirette) izzet ve şeref istiyorsa bilsin ki izzet ve şerefin hepsi Allah’ındır (öyleyse sadece O’ndan istesin). (İhlasla söylenen) Güzel söz (La ilahe illallah ve bütün tevhid sözleri) O’na ulaşır ve O, kulların salih amellerini (kendisi için ve istediği şekilde yapılan amellerini) kendine ulaştırır (değer verip kabul eder). Ve biliniz ki (rasulümüz ve Müslümanların aleyhine) gizlice şer tuzaklar hazırlayanlar için şiddetli bir azap olacak ve hazırladıkları tuzaklar boşa çıkarak onları maksatlarına ulaştırmayacaktır.