ES-SÂFFÂT SURESİ

Mekke’de inmiştir. Ayet sayısı 182, kelime sayısı 860, harf sayısı 3826’dır.

سُـورَةُ ٱلصَّافَّاتِ

37:1

وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفّٗا ١

(Allah’a ibadet etmek ve emirlerini yerine getirmek için) Saf saf dizilmiş olanlara (meleklere) yemin olsun!

37:2

فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجۡرٗا ٢

(Allah’ın dilediği yere yağmuru yağdırmak için) Bulutları sürüp götürenlere (meleklere) yemin olsun!

37:3

فَٱلتَّـٰلِيَـٰتِ ذِكۡرًا ٣

Allah’ın kelamını okuyanlara (meleklere) yemin olsun!

37:4

إِنَّ إِلَـٰهَكُـمۡ لَوَٰحِدٞ ٤

Ey insanlar! Muhakkak ki yalnız kendisine ibadet etmeniz gereken bir tek ilahınız vardır; O, hiçbir ortağı olmayan Allah’tır.

37:5

رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا وَرَبُّ ٱلۡمَشَـٰرِقِ ٥

O; göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların yegâne rabbidir (yaratıcısı, maliki ve düzene koyucusudur). Ve O, güneş doğduğunda da battığında da onun yegâne rabbidir.

37:6

إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنۡيَا بِزِينَةٍ ٱلۡكَوَاكِبِ ٦

Muhakkak ki biz, dünya semasını güzel süslerle; (mücevherler gibi) ışıldayan gezegen ve yıldızlarla süsledik.

37:7

وَحِفۡظٗا مِّن كُـلِّ شَيۡطَـٰنٖ مَّارِدٖ ٧

Ve dünya semasını, Allah’a itaatten çıkıp azmış bütün şeytanlardan koruduk.

37:8

لَّا يَـسَّمَّعُونَ إِلَـى ٱلۡمَلَإِ ٱلۡأَعۡلَـىٰ وَيُقۡذَفُونَ مِن كُـلِّ جَانِبٖ ٨

Artık Allah’a itaatten çıkıp azmış o şeytanlar, (Allah’ın vahyettiği şeyleri aralarında konuşan) gökteki meleklere kulak veremezler. Ne zaman kulak vermek isteseler her taraftan (atılan şihâb yıldızlarıyla) taşlanırlar.

37:9

دُحُورٗاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٞ وَاصِبٌۙ ٩

İşte böylece gerçekleşecek şeyleri dinlemekten (ve gerçekleri söylemedikleri için insanlar onlardan) uzaklaştırılırlar. Ve onlar için (ahirette) hiç bitmeyen çok can yakıcı bir azap vardır.

37:10

إِلَّا مَنۡ خَطِفَ ٱلۡـخَـطۡفَةَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابٞ ثَاقِبٞ ١٠

Ancak (melekler henüz dünya ahalisine ulaşmamış olan ilimleri konuşurken) gizlice bir kelime kapan hariç; işte o şeytanı da bir şihâb yıldızı takip eder ve yakalayıp yakar (fakat bazen şihâb onu yakalamadan önce işittiği kelimeyi şeytan arkadaşlarına, onlar da kâhinlere ulaştırır; kâhinler de buna yüz kelime yalan katıp insanlara anlatır).