۞وَمَن يُهَاجِرۡ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ يَـجِـدۡ فِـي ٱلۡأَرۡضِ مُرَٰغَمٗا كَثِيرٗا وَسَعَةٗۚ وَمَن يَـخۡـرُجۡ مِنۢ بَيۡتِهِۦ مُهَاجِرًا إِلَـى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ ثُمَّ يُدۡرِكۡهُ ٱلۡمَوۡتُ فَقَدۡ وَقَعَ أَجۡرُهُۥ عَلَـى ٱللَّهِۗ وَكَـانَ ٱللَّهُ غَفُورٗا رَّحِيمٗا ١٠٠
Kim de Allah yolunda (O’nun rızasını kazanmak ve dinini Allah’ın istediği şekilde yaşamak için) hicret ederse (Allah’ın yardımıyla) yeryüzünde (izzet ve) bol rızık elde edebileceği (dinini Allah’ın istediği şekilde yaşayabileceği) birçok imkân bulur. Kim de evini (malını ve mülkünü) terk edip Allah ve rasulünün emirlerine göre yaşamak için hicret eder ve sonra (gideceği yere ulaşamadan) yolda ölürse muhakkak Allah katında hicret sevabını hak etmiş olur. Ve bilin ki Allah (غَـفُـور) Ğafûr’dur (emirlerine ihlasla itaat edip halis bir kalple günahlarından tevbe eden kullarını affedendir), (رَحِـيـم) Raḥîm’dir (kullarına kaldıramayacakları şeyleri yüklemeyen, tevbe edenleri önceki kötü amellerinden dolayı sorumlu tutmayan ve ahirette sadece mu’minlere rahmet edendir).