4:113

وَلَوۡلَا فَضۡلُ ٱللَّهِ عَلَيۡكَ وَرَحۡـمَـتُـهُۥ لَهَمَّت طَّآئِفَةٞ مِّنۡهُمۡ أَن يُضِلُّوكَ وَمَا يُضِلُّونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمۡۖ وَمَا يَضُـرُّونَكَ مِن شَـيۡءٖۚ وَأَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَـٰبَ وَٱلۡـحِـكۡـمَـةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمۡ تَـكُـن تَعۡلَمُۚ وَكَـانَ فَضۡلُ ٱللَّهِ عَلَيۡكَ عَظِيمٗا ١١٣

Ey rasulüm! Eğer Allah’ın sana ikramı (koruması) ve rahmeti olmasaydı nefislerine hıyanet edenlerden bir kısmı muhakkak (adaletsizce hüküm verdirerek) seni (haktan) sapmaya sevk ederdi. Fakat onlar (seni değil) sadece kendilerini saptırırlar. Onlar (seni saptırmaya çalışmakla) sana hiçbir zarar veremezler. Ve Allah sana hem kitabı (hayatın her yönünde kendisine uyulduğunda dünya ve ahiret mutluluğunu sağlayan Kur’ân’ı) ve hikmeti (sünneti) indirdi hem de sana daha önce bilmediğin şeyleri (geçmiş ve gelecek olan kavimlerin haberlerini) öğretti. Bil ki Allah (nebilik vermekle, günahlardan korumakla, apaçık hüccetler indirmekle ve benzeri birçok nimet ihsan etmekle) sana çok muazzam ikramda bulunmuştur (sen de O’na çok şükret ve daima itaat et).