4:146

إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُواْ وَأَصۡلَحُواْ وَٱعۡتَصَمُواْ بِٱللَّهِ وَأَخۡلَصُواْ دِينَهُمۡ لِلَّهِ فَأُوْلَٰٓئِكَ مَعَ ٱلۡمُؤۡمِنِيـنَۖ وَسَوۡفَ يُؤۡتِ ٱللَّهُ ٱلۡمُؤۡمِنِيـنَ أَجۡرًا عَظِيمٗا ١٤٦

Münafıklardan (gerçek manada tevhidi kabul edip Rasul’e iman ederek nifaktan) tevbe edenler, kendini düzeltenler (kalbini şirk ve küfürden temizleyip imanla dolduranlar), Allah’a verdikleri söze sımsıkı sarılanlar ve (zahiri olsun bâtıni olsun) bütün amellerini (şeriate uygun olarak) sadece Allah’ın rızası için yapanlar başka; işte ancak bunlar dünya ve ahirette mu’minlerle beraberdir. Muhakkak ki Allah mu’minlere çok büyük mükâfaatlar verecektir.