وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَلَمۡ يُفَرِّقُواْ بَـيۡـنَ أَحَدٖ مِّنۡهُمۡ أُوْلَٰٓئِكَ سَوۡفَ يُؤۡتِيهِمۡ أُجُورَهُمۡۚ وَكَـانَ ٱللَّهُ غَفُورٗا رَّحِيمٗا ١٥٢
Ve Allah’a gerçek manada iman eden (O’nu zatında, sıfatlarında, fiillerinde birleyip O’na hiçbir şeyi şirk koşmayan) ve bütün rasullerine de iman edip (Allah’tan gelen her şeyin hak olduğunu kabul ederek) onlardan hiçbiri arasında ayrım yapmayanlara (hepsinin Allah’ın rasulü olduğunu tasdik edenlere) gelince; işte Allah bu vasıflara sahip olanların mükâfaatlarını (eksiksiz ve kat kat) verecektir. Bilin ki Allah (غَـفُـور) Ğafûr’dur (gerçek bir imanla iman edip rasullerine tâbi olan ve emirlerine ihlasla itaat edip yasaklarından uzak duran kullarının günahlarını affedendir), (رَحِـيـم) Raḥîm’dir (kullarına kaldıramayacakları şeyleri yüklemeyen, şirkinden, küfründen ve günahlarından tevbe eden kullarını önceki kötü amellerinden dolayı sorumlu tutmayan ve ahirette sadece mu’minlere rahmet edendir).