4:91

سَتَجِدُونَ ءَاخَرِينَ يُرِيدُونَ أَن يَأۡمَنُوكُمۡ وَيَأۡمَنُواْ قَوۡمَهُمۡ كُـلَّ مَا رُدُّوٓاْ إِلَى ٱلۡفِتۡنَةِ أُرۡكِسُواْ فِيهَاۚ فَإِن لَّمۡ يَعۡتَـزِلُوكُمۡ وَيُلۡقُوٓاْ إِلَيۡكُـمُ ٱلسَّلَمَ وَيَـكُـفُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فَخُذُوهُمۡ وَٱقۡتُلُوهُمۡ حَيۡثُ ثَقِفۡتُمُوهُمۡۚ وَأُوْلَٰٓئِـكُـمۡ جَعَلۡنَا لَـكُـمۡ عَلَيۡهِمۡ سُلۡطَـٰنٗا مُّبِينٗا ٩١

(Ey iman edenler!) Hem sizden hem de kendi (kâfir ve müşrik) toplumlarından emin olmak isteyenleri de bulacaksınız. Onlar ne zaman fitneye (küfre ve şirke) davet edilseler hemen şiddetle ona dalarlar. Eğer sizinle savaşmaktan vazgeçmez, barış anlaşması yapmaya yanaşmaz ve ellerini size zarar vermekten çekmezlerse onları nerede bulursanız yakalayıp öldürün (ya da esir alın)! İşte böyle kimseleri (bulduğunuz yerde öldürerek veya esir alarak) cezalandırma konusunda size apaçık bir yetki verdik (çünkü onlar size karşı düşmanlık ve kalleşlik yapıp tuzak hazırlamaktadırlar).