ED-DUḪĀN SURESİ

15. ayet hariç, Mekke’de inmiştir. Ayet sayısı 59, kelime sayısı 346, harf sayısı 1431’dir.

سُـورَةُ ٱلدُّخَانِ

44:1

حمٓ ١

Ḥâ, mîm.* (Muhammed’e inen bu Kur’ân, işte bu gibi harflerden müteşekkildir, buna rağmen onun benzeri bir sure dahi getiremiyorsunuz.)

* Bazı surelerin başında bulunan “Elif, lâm, mîm. Tā, sîn. Yâ, sîn.” gibi harflere huruful mukattaa denir. Âlimler bu harflerin tefsiri hakkında ihtilaf etmişlerdir. Bazı âlimler bu harflerin, Kur’ân’daki surelerin isimleri olduğunu söylemiştir. Bazı âlimler bu konuda hiçbir tevil yapmayıp manasını Allahu Teâlâ’ya havale etmiştir. Bazı âlimler de Allahu Teâlâ’nın bu harflerle kâfirlere meydan okuduğunu söylemiştir ve bu, en kuvvetli görüştür. Çünkü Allahu Teâlâ, bu harflerle başlayan surelerde, bu harflerin hemen akabinde Kur’ân’ı zikrederek “İşte bu Kur’ân, sizin bildiğiniz bu harflerden meydana gelmiştir. Öyleyse bildiğiniz bu harflerden meydana gelmiş olan Kur’ân’ın aynısını veya bir suresinin benzerini haydi, siz de meydana getirin bakalım!” şeklinde meydan okumuştur. Her ne kadar Kur’ân Arapların kullandığı harflerden meydana gelmişse de üslubunda bir hayat ve canlılık vardır. Fakat insanların sözleri asla böyle değildir.

44:2

وَٱلۡكِتَـٰبِ ٱلۡمُبِيـنِ ٢

(Kendisinde hiçbir kapalılık ve tezat bulunmayan) Hak ile bâtılı apaçık beyan eden bu kitaba (Kur’ân’a) yemin olsun!

44:3

إِنَّآ أَنزَلۡنَٰهُ فِـي لَيۡلَةٖ مُّبَـٰرَكَةٍۚ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ ٣

Muhakkak ki biz Kur’ân’ı mübarek (hayrı ve faydası bol olan) bir gecede (Kadir Gecesinde) indirdik. Biz, Kur’ân’a uymayanları başlarına gelecek şiddetli azapla korkutup uyarmaktayız.

44:4

فِيهَا يُفۡرَقُ كُـلُّ أَمۡرٍ حَكِيمٍ ٤

O gecede, (sene içindeki) bütün muhkem (kulların rızkı ve eceli gibi Allah’ın gerçekleşmesini takdir ettiği) işler beyan edilir.

44:5 - 6

أَمۡرٗا مِّنۡ عِندِنَآۚ إِنَّا كُنَّا مُرۡسِلِيـنَ ٥ رَحۡـمَةٗ مِّن رَّبِّكَۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ ٦

Bu gecede muhkem meselelerin tafsilatını yapmak, katımızdan bir emirdir. Muhakkak ki biz, rasuller (Muhammed’i ve ondan önceki nebileri) gönderdik. Onların hepsi, gönderildikleri kimselere Rabbinden bir rahmettir. Muhakkak ki O; (ٱلـسَّـمِيـع) es-Semîʿ’dir (gizli olsun aşikâr olsun her şeyi işitendir), (ٱلۡـعَـلِيـم) el-ʿAlîm’dir (gizli olsun aşikâr olsun yapılan bütün amelleri, söylenen bütün sözleri ve her şeyi bilen; buna göre herkese hesap soracak olandır).

44:7

رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِيـنَ ٧

Kullarına rasuller gönderen Rabbin; göklerin, yerin ve bunlar arasında bulunan her şeyin yegâne rabbidir (yaratıcısı, sahibi ve düzene koyucusudur). Ey insanlar! Eğer Allah’ın bunların rabbi olduğuna yakinen inanıyorsanız sadece O’na ibadet edin ve gönderdiği rasullere iman edin!

44:8

لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ يُـحۡـيِۦ وَيُمِيتُۖ رَبُّـكُـمۡ وَرَبُّ ءَابَآئِكُـمُ ٱلۡأَوَّلِيـنَ ٨

Ey müşrikler! Bilin ki (göklerin, yerin ve içindekilerin yegâne rabbi olan) Allah, kendisinden başka ibadete layık ilah olmayandır. Yaşatan da öldüren de O’dur. O, sizin yegâne rabbiniz ve sizden önceki atalarınızın da yegâne rabbidir (öyleyse sadece O’na ibadet edin, hiçbir şeyi O’na şirk koşmayın).

44:9

بَلۡ هُمۡ فِـي شَكّٖ يَلۡعَبُونَ ٩

Fakat o müşrikler, (ibadeti hak edenin sadece Allah olduğu konusunda) şüphe içindedirler ve bâtılda (küfür ve şirkte) oyalanıp durmaktadırlar.

44:10 - 11

فَٱرۡتَقِبۡ يَوۡمَ تَأۡتِـي ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٖ مُّبِيـنٖ ١٠

Ey rasulüm! Sen göğün, yakında müşrikleri bürüyecek olan apaçık bir duman çıkaracağı (şiddetli kıtlıktan dolayı gözlerin her şeyi dumanlı göreceği) günü bekle! İşte bu, çok acı veren bir azaptır.