MUḤAMMED SURESİ

Muhammed suresinin diğer ismi el-Kıtâl suresidir (سُـورَةُ ٱلۡـقِـتَالِ). Medine’de inmiştir. Ayet sayısı 38, kelime sayısı 539, harf sayısı 2349’dur.

سُـورَةُ مُـحَـمَّـدٍ

47:1

ٱلَّذِينَ كَـفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ أَضَلَّ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ١

Allah’ı (O’nun tevhidini, rasulünü ve ona indirilenleri) inkâr eden ve Allah’ın yolundan (hak dine tâbi olmaktan) engelleyenlerin bütün iyi amellerini Allah (ahirette) boşa çıkarmıştır (onlara hiçbir sevap vermeyecektir).

47:2

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَءَامَنُواْ بِمَا نُزِّلَ عَلَـىٰ مُـحَمَّدٖ وَهُوَ ٱلۡـحَـقُّ مِن رَّبِّهِمۡۙ كَـفَّرَ عَنۡهُمۡ سَيِّـَٔاتِهِمۡ وَأَصۡلَحَ بَالَهُمۡ ٢

Allah’a gerçek manada iman edip salih ameller (Allah için ve istediği şekilde ameller) işleyen ve Muhammed’e indirilene (Kur’ân’a) iman edenlere gelince -ki o (Kur’ân), Rablerinden gelen bir haktır- Allah bu kimselerin günahlarını affedecek ve onlara hem dünyada hem de ahirette iç huzuru verip hâllerini mutlu kılacaktır.

47:3

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱلَّذِينَ كَـفَرُواْ ٱتَّبَعُواْ ٱلۡبَـٰطِلَ وَأَنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّبَعُواْ ٱلۡـحَـقَّ مِن رَّبِّهِمۡۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ أَمۡثَـٰلَهُمۡ ٣

Bunun (kâfirlere ve mu’minlere bahsedilen karşılıkların verilmesinin) sebebi; inkârcıların bâtıla, iman edenlerin ise Rablerinden gelen hakka tâbi olmalarıdır. İşte, Allah insanlara onların misallerini veriyor ki ibret alsınlar.

47:4

فَإِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَـفَرُواْ فَضَرۡبَ ٱلرِّقَابِ حَتَّـىٰٓ إِذَآ أَثۡـخَنتُمُوهُمۡ فَشُدُّواْ ٱلۡوَثَاقَ فَإِمَّا مَنَّۢا بَعۡدُ وَإِمَّا فِدَآءً حَتَّـىٰ تَضَعَ ٱلۡـحَرۡبُ أَوۡزَارَهَاۚ ذَٰلِكَۖ وَلَوۡ يَـشَآءُ ٱللَّهُ لَٱنتَصَرَ مِنۡهُمۡ وَلَـٰكِـن لِّيَبۡلُوَاْ بَعۡضَكُـم بِبَعۡضٖۗ وَٱلَّذِينَ قُتِلُواْ فِـي سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَن يُضِلَّ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ٤

Ey savaşan mu’minler! Kâfirlerle savaşmak için karşılaştığınızda onların boyunlarını vurun, onlardan çok kişiyi öldürünceye kadar savaşa devam edin! Kâfirlerden çokça öldürdüğünüzde onlardan esir ettiklerinizi sıkıca bağlayın! Bundan sonra isterseniz esirlerinizi (İslam’ın maslahatına göre karşılıksız) serbest bırakırsınız, isterseniz fidye (ya da başka bir şey) karşılığında serbest bırakırsınız. Kâfirler sizinle barış anlaşması yapıncaya kadar onlarla bu şekilde savaşın! İşte bu (bazı savaşlarda mu’minlerin, bazı savaşlarda ise kâfirlerin muzaffer olması), Allah’ın hükmüdür. Allah dilerse hiç savaş yapmadan sizi kâfirlere muzaffer kılar. Fakat Allah, (kimin İslam şeriatini hâkim kılmak için cihad edeceği, kimin de savaştan kaçacağı insanlara belli olsun diye) sizi birbirinizle imtihan etmek için cihadı meşru kılmıştır. Ve biliniz ki Allah, O’nun yolunda (şeriatini hâkim kılmak için) öldürülenlerin salih amellerinin mükâfaatını asla zayi etmez.

47:5

سَيَهۡدِيهِمۡ وَيُصۡلِحُ بَالَهُمۡ ٥

Allah, onları (şeriatini hâkim kılmak için cihad edenleri) dünya hayatında hakka tâbi olmaya muvaffak kılacak ve onlara hem dünyada hem de ahirette iç huzuru verip hâllerini mutlu kılacaktır.

47:6

وَيُدۡخِلُهُمُ ٱلۡـجَـنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمۡ ٦

Ve ahiret gününde onları, daha önce kendilerine vasıflarını ve mertebelerini beyan ettiği cennete sokacaktır.

47:7

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِن تَنصُـرُواْ ٱللَّهَ يَنصُـرۡكُـمۡ وَيُثَبِّتۡ أَقۡدَامَكُـمۡ ٧

Ey iman edenler (Allah’ın birliğine tam manasıyla iman edip şeriatini hayatın bütün alanlarında uygulamaya azmedenler)! Eğer Allah’ın dinini emrettiği şekilde ihlasla ve tam manasıyla yaşayıp onu yeryüzüne hâkim kılmak için bütün gücünüzü kullanırsanız muhakkak Allah da size yardım eder (sizi düşmanlarınıza muzaffer kılar) ve ayaklarınızı (hem hak üzerinde hem de savaşta) sabit kılar.

47:8

وَٱلَّذِينَ كَـفَرُواْ فَتَعۡسٗا لَّهُمۡ وَأَضَلَّ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ٨

Allah’ı ve rasulünü inkâr edenlere gelince; onlar için kayıp ve helak vardır. Ve Allah onların (iyi) amellerinin sevabını boşa çıkarmıştır.

47:9

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَرِهُواْ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأَحۡبَطَ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ٩

İşte bu ceza; Allah’ın, rasulüne indirdiği dini ve şeriati sevmemelerindendir. Böylece Allah, onların (iyi) amellerinin sevabını boşa çıkarmıştır.

47:10

۞أَفَلَمۡ يَـسِيـرُواْ فِـي ٱلۡأَرۡضِ فَيَنظُرُواْ كَيۡفَ كَـانَ عَـٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۖ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡۖ وَلِلۡكَـٰفِرِينَ أَمۡثَـٰلُهَا ١٠

Rasulümüzü ve getirdiği kitabı yalanlayan o müşrikler, yeryüzünde dolaşmadılar mı ki kendilerinden önce nebileri yalanlayanların akıbetinin ne olduğunu görüp de ibret almıyorlar?! Allah, onların evlerini başlarının üzerine yıkıp hepsini helak etti. Ve bilinmelidir ki (her zaman ve her mekânda) kâfirler (hak kendilerine apaçık geldiği hâlde bile bile reddedenler), daha öncekilerin uğradığı cezaya benzer cezalara uğrayacaktır.