5:118

إِن تُعَذِّبۡهُمۡ فَإِنَّهُمۡ عِبَادُكَۖ وَإِن تَغۡفِرۡ لَهُمۡ فَإِنَّكَ أَنتَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ١١٨

(İsa sözüne şöyle devam etti) “Eğer onlara (beni ve annemi ilah edinenlere) azap edersen muhakkak ki onlar senin kullarındır (onlara dilediğini yaparsın, kimse sana karşı gelemez). Eğer onları (dünyada tevbe etmeye muvaffak kılıp) bağışlarsan muhakkak ki sen (ٱلۡـعَـزِيـز) el-ʿAzîz’sin (kendisine asla galip gelinemeyen, her meselede dilediği gibi izzetle hüküm veren, kendisinden hesap sorulmayan ve emrine muhalefet edenleri hak ettikleri şekilde cezalandıransın), (ٱلۡـحَـكِـيـم) el-Ḥakîm’sin (verdiği her hükümde hikmet sahibi olan, hikmetiyle her şeyi yerli yerine koyan, sadece hakkı söyleyen, her fiili doğru ve mükemmel olan, emirlerine bile bile karşı gelenleri hikmeti gereği cezalandıransın).”