5:19

يَٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَـٰبِ قَدۡ جَآءَكُـمۡ رَسُولُنَا يُبَيّـِنُ لَـكُـمۡ عَلَـىٰ فَـتۡـرَةٖ مِّنَ ٱلرُّسُلِ أَن تَقُولُواْ مَا جَآءَنَا مِنۢ بَشِيـرٖ وَلَا نَذِيرٖۖ فَقَدۡ جَآءَكُـم بَشِيـرٞ وَنَذِيرٞۗ وَٱللَّهُ عَلَـىٰ كُـلِّ شَـيۡءٖ قَدِيرٞ ١٩

Ey kitap ehli (Yahudi ve Hristiyanlar)! Allah’a (kıyamet gününde) mazeret olarak, “Ey Rabbimiz! Bize (senin sevabını) müjdeleyen ve (azabınla) uyaran bir rasul gelmedi.” demeyesiniz diye, rasullerin arasının uzun müddet kesildiği (ve insanların rasullere en çok ihtiyaç duyduğu) bir zamanda size hakkı açıklayan rasulümüz (Muhammed) geldi. O size, (davetine icabet edip hayatlarını Allah’ın emirlerine göre düzenleyenleri dünyada zafer, ahirette ise cennet mükâfaatı ile) müjdeleyici ve (onu inkâr edip hayatlarını beşerî arzu ve heveslere göre düzenleyenleri ise hem dünya zilleti hem de ahiret azabı ile) uyarıcı olarak geldi. Ve biliniz ki Allah (Muhammed’i kıyamete kadar bütün insan ve cinlere rasul olarak göndermeye ve) dilediği her şeyi yapmaya kadirdir (hiç kimse O’nu engelleyemez ve âciz bırakamaz).