وَقَفَّيۡنَا عَلَـىٰٓ ءَاثَـٰرِهِم بِعِيسَـى ٱبۡنِ مَرۡيَمَ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡـنَ يَدَيۡهِ مِنَ ٱلتَّوۡرَىٰةِۖ وَءَاتَيۡنَـٰهُ ٱلۡإِنـجِـيلَ فِيهِ هُدٗى وَنُورٞ وَمُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡـنَ يَدَيۡهِ مِنَ ٱلتَّوۡرَىٰةِ وَهُدٗى وَمَوۡعِظَةٗ لِّلۡمُتَّقِيـنَ ٤٦
İsrailoğullarına gönderilen nebilerin arkasından, onların izlerini takip eden Meryem oğlu İsa’yı da daha önce (Musa’ya) indirilmiş olan Tevrât’a iman edip onu uygulayıcı (bir rasul) olarak gönderdik. Bununla birlikte ona, içinde hem hidayet (hakka ulaştıran doğru yol) hem de nur (doğru yolu aydınlatıcı deliller) bulunan ve daha önce gönderilmiş Tevrât’ın hükümlerini tasdik eden İncîl’i verdik. Bu İncîl, Allah’tan korkup hakkı isteyenler için doğru yolu gösterici ve öğüt verici (haramlardan sakındırıcı) bir kitaptır.