وَأَنِ ٱحۡكُـم بَيۡنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡ وَٱحۡذَرۡهُمۡ أَن يَفۡتِنُوكَ عَنۢ بَعۡضِ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ إِلَيۡكَۖ فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَٱعۡلَمۡ أَنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُصِيبَهُم بِبَعۡضِ ذُنُوبِهِمۡۗ وَإِنَّ كَثِيـرٗا مِّنَ ٱلنَّاسِ لَفَـٰسِقُونَ ٤٩
Ve ey rasulüm! (Eğer kâfirler seni hakem tayin ederse) Aralarında Allah’ın indirdiği (Kur’ân) ile hükmet! Onların heva ve heveslerine uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’ân’ın bazı hükümlerinden) seni saptırmalarından sakın! Eğer (gerçek imandan ve Kur’ân’ın hükümlerinden) yüz çevirirlerse bil ki Allah, (bundan dolayı dünyada) bazı günahları sebebiyle onlara azap etmek istiyor. Muhakkak ki insanların çoğu fasık (haktan ayrılmış) kimselerdir.