قُلۡ يَٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَـٰبِ لَسۡتُمۡ عَلَـىٰ شَـيۡءٍ حَتَّـىٰ تُقِيمُواْ ٱلتَّوۡرَىٰةَ وَٱلۡإِنـجِيلَ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيۡـكُـم مِّن رَّبِّـكُـمۡۗ وَلَيَـزِيدَنَّ كَثِيرٗا مِّنۡهُم مَّآ أُنزِلَ إِلَيۡكَ مِن رَّبِّكَ طُغۡيَـٰنٗا وَكُفۡرٗاۖ فَلَا تَأۡسَ عَلَـى ٱلۡقَوۡمِ ٱلۡكَـٰفِرِينَ ٦٨
Ey rasulüm! De ki: “Ey kitap ehli (Yahudi ve Hristiyanlar)! Siz Tevrât’ı, İncîl’i ve Rabbinizden size indirilen Kur’ân’ı (hayatınızın her alanında gereği gibi) uygulamadıkça kabul edilecek din üzerinde olamazsınız.” Muhakkak ki sana Rabbinden indirilen Kur’ân, (haktan yüz çevirmeleri ve haset etmeleri sebebiyle) onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü artırmaktadır. (Hak geldiği hâlde bile bile ondan yüz çeviren) Şu kâfir topluluk için sakın üzülme (çünkü onlar hak yola muvaffak kılınmayı hak etmeyen kimselerdir).