يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُونُواْ قَوَّٰمِيـنَ لِلَّهِ شُهَدَآءَ بِٱلۡقِسۡطِۖ وَلَا يَـجۡرِمَنَّكُـمۡ شَنَـَٔانُ قَوۡمٍ عَلَـىٰٓ أَلَّا تَعۡدِلُواْۚ ٱعۡدِلُواْ هُوَ أَقۡرَبُ لِلتَّقۡوَىٰۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيـرُۢ بِمَا تَعۡمَلُونَ ٨
Ey iman edenler (Allah’ın birliğine tam manasıyla iman edip şeriatini hayatın bütün alanlarında uygulamaya azmedenler)! Her zaman Allah’ın rızasını gözeterek O’nun üzerinizdeki haklarını yerine getirin ve her zaman adaletli şahidler olun! Bir kavme olan kininiz ve buğzunuz sizi adaleti terk edip onlara zulüm yapmaya sevk etmesin. (Her zaman, her konuda ve herkese) Adaletli olun çünkü (her zaman) adaletli olmak Allah’tan korkmaya daha yakındır (zulüm ise O’na karşı gelmeye daha yakındır). Ve Allah’tan korkun (O’nun emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak durun)! Muhakkak ki Allah yaptığınız her şeyden, gizlisiyle açığıyla en ince teferruatına kadar haberdardır (ve ona göre hesap soracaktır).