وَٱلنَّجۡمِ إِذَا هَوَىٰ ١
Battığı zaman yıldıza yemin olsun!
Mekke’de inmiştir. Ayet sayısı 62, kelime sayısı 360, harf sayısı 1405’tir.
سُـورَةُ ٱلنَّـجۡـمِ
وَٱلنَّجۡمِ إِذَا هَوَىٰ ١
Battığı zaman yıldıza yemin olsun!
مَا ضَلَّ صَاحِبُـكُـمۡ وَمَا غَوَىٰ ٢
Ey Mekkeliler! Arkadaşınız (Allah’ın rasulü Muhammed) asla hidayet yolundan sapmadı ve bâtıla da dalmadı (muhakkak ki o, doğru yoldadır).
وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلۡهَوَىٰٓ ٣
Ve o (Muhammed), heva ve hevesine göre konuşmaz.
إِنۡ هُوَ إِلَّا وَحۡـيٞ يُوحَـىٰ ٤
Onun konuştuğu Kur’ân ve ona gökten gelen her şey ancak Allah’tan bir vahiydir (o kendi heva ve hevesine göre uydurmaz).
عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلۡقُوَىٰ ٥
Ona vahyi, çok kuvvetli olan (Cibril) öğretmiştir.
ذُو مِرَّةٖ فَٱسۡتَوَىٰ ٦ وَهُوَ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡأَعۡلَـىٰ ٧
O (Cibril), üstün ve güzel yaratılışlıdır ve gerçek yaratılışıyla en yüksek ufukta ona (Muhammed’e) göründü.
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّـىٰ ٨ فَكَـانَ قَابَ قَوۡسَيۡـنِ أَوۡ أَدۡنَـىٰ ٩
Sonra (Cibril) kulumuza (Muhammed’e) yaklaştı, daha da yaklaştı. Onun yakınlığı iki yay (iki kol) mesafesi kadar ya da daha yakın oldu.
فَأَوۡحَـىٰٓ إِلَـىٰ عَبۡدِهِۦ مَآ أَوۡحَـىٰ ١٠
Ve Cibril Allah’ın kuluna (Muhammed’e), Allah’ın kendisine vahyettiği şeyi bildirdi.