Bilin ki (ٱلـرَّحۡـمَـٰن) er-Raḥmân (hak edene de etmeyene de geniş rahmet sahibi olan Allah); Kur’ân’ı (hıfzını ve manasını) kolaylaştırarak öğreten, insanı (düzgün ve güzel bir surette) yaratan ve ona, düşündüklerini söz ve yazı ile nasıl beyan edeceğini öğretendir.
55:5
ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ بِـحُسۡبَانٖ ٥
Güneş ve Ay (yıl, ay ve gün hesapları yapılabilsin diye er-Raḥmân’ın takdir ve tayin ettiği) belli bir düzen içinde kendi yörüngelerinde dönüp durmaktadır.
55:6
وَٱلنَّجۡمُ وَٱلشَّجَرُ يَـسۡجُدَانِ ٦
Ve yıldızlar, gövdesiz bitkiler ve ağaçlar (her ne varsa hepsi, emirlerine boyun eğerek) sadece er-Raḥmân’a secde etmektedir.
55:7
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلۡمِيـزَانَ ٧
Ve er-Raḥmân, göğü (yer için bir tavan olacak şekilde) yükseltti ve yeryüzüne adaleti indirip kullarına adaletle hükmetmeyi emretti.
55:8
أَلَّا تَطۡغَوۡاْ فِـي ٱلۡمِيـزَانِ ٨
Ey insanlar! Er-Raḥmân’ın adaleti indirip onunla hükmedilmesini emretmesi, zulme düşmemeniz ve ölçü ve tartıda hıyanet etmemeniz içindir.