6:105
وَكَذَٰلِكَ نُصَرِّفُ ٱلۡأٓيَـٰتِ وَلِيَقُولُواْ دَرَسۡتَ وَلِنُبَيِّنَهُۥ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ ١٠٥
(Ey rasulüm! Allah’ın her şeye kadir olduğunu, sadece O’na ibadet edilmesi gerektiğini ve şirkin her türünün zulüm olduğunu değişik delillerle ispat ettiğimiz gibi korkutan, müjdeleyen ve öğüt veren) Ayetlerimizi de böylece değişik şekillerde açıklıyoruz. Fakat (buna rağmen hakkı istemeyen) müşrikler, “(Getirdiğin şeyler vahiy değildir) Sen bunları başkalarından (daha önceki kitap ehlinden) öğrendin.” derler. Muhakkak ki biz hakkı, (bütün insanlara açıkladığımız gibi) bilen (düşünüp ibret almak isteyen) kavim için de değişik şekillerde açıklıyoruz (çünkü ancak onlar hakka iman edip sımsıkı sarılır).