وَمَا لَـكُـمۡ أَلَّا تَأۡكُلُواْ مِمَّا ذُكِرَ ٱسۡمُ ٱللَّهِ عَلَيۡهِ وَقَدۡ فَصَّلَ لَـكُـم مَّا حَرَّمَ عَلَيۡـكُـمۡ إِلَّا مَا ٱضۡطُرِرۡتُمۡ إِلَيۡهِۗ وَإِنَّ كَثِيـرٗا لَّيُضِلُّونَ بِأَهۡوَآئِهِم بِغَيۡـرِ عِلۡمٍۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُعۡتَدِينَ ١١٩
Ve ey iman edenler! Kesilirken üzerine Allah’ın ismi zikredilen (şeriatin, kestiklerinin yenilmesine izin verdiği kişiler tarafından kesilen) hayvanların etinden yemenizi engelleyen şey nedir?! Oysa Allah, sizlere yenilmesi helal ve haram kılınan hayvanları da beyan edip zaruret durumunda yapmanız gerekenleri tafsilatlı olarak açıklamıştır. (Öyleyse harama düşmemek gayesiyle helal kıldığım şeyleri niye yemiyorsunuz?!) Muhakkak ki müşriklerin çoğu, (Allah’ın haram kıldığı hayvanların helal olduğunu ispatlamak için sizinle tartışır ve) kendilerine tâbi olanları hak olan hiçbir delile dayanmaksızın, bâtıl görüşlerle (Allah’ın haram kıldığını helal, helal kıldığını da haram kılarak) saptırır. Ey rasulüm! Bil ki (helal ve haram sınırlarını koyan) Rabbin, koyduğu sınırları aşan kâfirleri çok iyi bilir (onlara hak ettikleri cezayı mutlaka verecektir).