وَلَا تَقۡرَبُواْ مَالَ ٱلۡيَتِيـمِ إِلَّا بِٱلَّتِـي هِـيَ أَحۡسَنُ حَتَّـىٰ يَبۡلُغَ أَشُدَّهُۥۚ وَأَوۡفُواْ ٱلۡكَـيۡـلَ وَٱلۡمِيـزَانَ بِٱلۡقِسۡطِۖ لَا نُـكَـلِّـفُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَاۖ وَإِذَا قُـلۡـتُـمۡ فَٱعۡدِلُواْ وَلَـوۡ كَـانَ ذَا قُرۡبَـىٰۖ وَبِعَهۡدِ ٱللَّهِ أَوۡفُواْۚ ذَٰلِـكُـمۡ وَصَّىٰكُـم بِهِۦ لَـعَـلَّـكُـمۡ تَـذَكَّـرُونَ ١٥٢
“Ve aklı kemale erinceye kadar yetimin (küçükken babası ölen çocuğun) malına, ancak en güzel niyetle yaklaşın! Alışverişte ölçü ve tartıyı eksiltmeyin, adaletli davranın! Biz her nefse ancak kaldırabileceği şeyi yükleriz (gücünün dışında hiçbir şey yüklemeyiz). Akrabanız aleyhine olsa bile şahidlik ettiğiniz zaman adil olun! Allah’a ve Allah için verdiğiniz ahidleri bozmayın, mutlaka yerine getirin! Bu emir ve yasakları akıbetinizi düşünüp onlara uymanız için bildirdik.”