أَوۡ تَقُولُواْ لَوۡ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيۡنَا ٱلۡكِتَـٰبُ لَـكُـنَّآ أَهۡدَىٰ مِنۡهُمۡۚ فَقَدۡ جَآءَكُـم بَـيِّـنَـةٞ مِّن رَّبِّـكُـمۡ وَهُدٗى وَرَحۡـمَـةٞۚ فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِــَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنۡهَاۗ سَنَجۡزِي ٱلَّذِينَ يَصۡدِفُونَ عَنۡ ءَايَـٰتِـنَا سُوٓءَ ٱلۡعَذَابِ بِمَا كَـانُواْ يَصۡدِفُونَ ١٥٧
Ya da “Eğer bize de kitap indirilseydi muhakkak bu iki taifeden (Yahudi ve Hristiyanlardan) daha doğru yolda olurduk (dinde daha titiz olur, kitaba sımsıkı sarılır ve çok salih amel işlerdik).” demeyesiniz diye işte size de Rabbinizden (kendi dilinizde ve kendi aleyhinize olacak) apaçık bir hüccet, hidayet (hakkı beyan edip doğruyu ve yanlışı ayıran Furkan) ve (dünyada kendisine tâbi olanlar için) rahmet olarak bir kitap (Kur’ân) geldi (artık bâtıl delil ve mazeretler ileri sürmeyin). Allah’ın apaçık (hak olan) ayetlerini (bile bile) yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir?! Biliniz ki ayetlerimizden (bile bile) yüz çevirenleri, yüz çevirdikleri için (cehennemde) çok şiddetli bir azaba uğratacağız.