وَهُوَ ٱلَّذِي جَعَلَـكُـمۡ خَلَـٰٓئِـفَ ٱلۡأَرۡضِ وَرَفَعَ بَعۡضَكُـمۡ فَوۡقَ بَعۡضٖ دَرَجَـٰتٖ لِّـيَـبۡـلُوَكُمۡ فِـي مَآ ءَاتَـىٰكُـمۡۗ إِنَّ رَبَّكَ سَرِيعُ ٱلۡعِقَابِ وَإِنَّهُۥ لَغَفُورٞ رَّحِيمُۢ ١٦٥
Bilin ki her şeyin rabbi olan Allah, sizden öncekileri yok edip yerlerine sizi getirendir. O, verdiği (yaratılış, rızık, nimet, mevki ve saltanat gibi) şeylerle bazınızı diğerlerinden üstün kılmıştır. Bu, sizi (emir ve yasaklarına itaat konusunda) imtihan etmek içindir. Ey rasulüm! Bil ki Rabbin, cezalandırması çabuk olandır. Ve muhakkak ki O; (غَـفُـور) Ğafûr’dur (emirlerine ihlasla itaat edip halis bir kalple günahlarından tevbe eden kullarını affedendir), (رَحِـيـم) Raḥîm’dir (kullarına kaldıramayacakları şeyleri yüklemeyen, haram sınırlarına riayet eden kullarına ikramıyla yardımda bulunup helal ve kolaylaştırıcı hükümler beyan eden, tevbe edenleri önceki kötü amellerinden dolayı sorumlu tutmayan ve ahirette sadece mu’minlere rahmet edendir).