6:83

وَتِلۡكَ حُجَّتُنَآ ءَاتَيۡنَـٰهَآ إِبۡرَٰهِيمَ عَلَـىٰ قَوۡمِهِۦۚ نَرۡفَعُ دَرَجَـٰتٖ مَّن نَّشَآءُۗ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٞ ٨٣

İşte bu (“Müşrikler mi yoksa muvahhidler mi azaptan güvende olmaya daha layık?” sorusu), İbrahim’e kavmine galip gelmesi için verdiğimiz hüccetimizdir. Muhakkak ki biz, kullarımızdan dilediğimizin derecelerini (dünyada da ahirette de) yükseltiriz. Ey rasulüm! Bil ki senin Rabbin (حَـكِـيـم) Ḥakîm’dir (hikmetiyle her şeyi yerli yerine koyan, sadece hakkı söyleyen, her fiili doğru ve mükemmel olan ve verdiği her hükümde hikmet sahibi olandır), (عَـلِـيـم) ʿAlîm’dir (yaptığınız her şeyi gizlisiyle açığıyla, en ince teferruatına kadar bilendir).