ES-SAFF SURESİ

Cumhura göre Medine’de inmiştir. Bazı âlimlere göre Mekke’de inmiştir. Ayet sayısı 14, kelime sayısı 221, harf sayısı 926’dır.

سُـورَةُ ٱلصَّـفِّ

61:1

سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِـي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِـي ٱلۡأَرۡضِۖ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡـحَكِيمُ ١

Bilin ki göklerde ve yerde bulunanlar, Allah’ı tesbih etmektedir (bütün noksan sıfatlardan tenzih ederek yüceltmektedir). Ve O; (ٱلۡـعَـزِيـز) el-ʿAzîz’dir (her meselede dilediği gibi hüküm veren, dilediğini yapmaktan engellenemeyen ve kendisinden hesap sorulmayandır), (ٱلۡـحَـكِيـم) el-Ḥakîm’dir (yaratmasında, verdiği emirlerde, kaza ve kaderinde hikmet sahibi olandır).

61:2

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفۡعَلُونَ ٢

Ey iman edenler (Allah’ın birliğine tam manasıyla iman edip şeriatini hayatın bütün alanlarında uygulamaya azmedenler)! (Kendinizi övmek için) Yapmadığınız şeyler hakkında niçin “Yaptım.” diyorsunuz?!

61:3

كَبُـرَ مَقۡتًا عِندَ ٱللَّهِ أَن تَقُولُواْ مَا لَا تَفۡعَلُونَ ٣

Biliniz ki (kendinizi övmek için) yapmadığınız şeyler hakkında “Yaptım.” demeniz, Allah katında büyük suçtur.

61:4

إِنَّ ٱللَّهَ يُـحِبُّ ٱلَّذِينَ يُقَـٰتِلُونَ فِـي سَبِيلِهِۦ صَفّٗا كَأَنَّهُم بُنۡيَـٰنٞ مَّرۡصُوصٞ ٤

Muhakkak ki Allah, (rızası için) kendi yolunda sağlam bir binanın taşları gibi birbirine kenetlenmiş saf hâlinde savaşanları sever.

61:5

وَإِذۡ قَالَ مُوسَـىٰ لِقَوۡمِهِۦ يَٰقَوۡمِ لِمَ تُؤۡذُونَنِـي وَقَد تَّعۡلَمُونَ أَنِّـي رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيۡكُـمۡۖ فَلَمَّا زَاغُوٓاْ أَزَاغَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمۡۚ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡفَـٰسِقِيـنَ ٥

Ey rasulüm! Hani Musa kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! (Emirlerime muhalefet ederek) Neden bana eziyet veriyorsunuz? Hâlbuki benim size gönderilmiş Allah’ın rasulü olduğumu biliyorsunuz.” Onlar, Musa’nın Allah’tan getirdiği haktan sapınca Allah da onların kalplerini doğru yoldan saptırdı. Şunu bilin ki Allah fasıklar topluluğuna (Allah’ın emirlerine bile bile ve ısrarla itaat etmeyenlere) hidayet etmez (onları hakka tâbi olmaya muvaffak kılmaz).

61:6

وَإِذۡ قَالَ عِيسَـى ٱبۡنُ مَرۡيَمَ يَـٰبَنِـيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ إِنِّـي رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيۡكُـم مُّصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡـنَ يَدَيَّ مِنَ ٱلتَّوۡرَىٰةِ وَمُبَشِّرَۢا بِرَسُولٖ يَأۡتِـي مِنۢ بَعۡدِي ٱسۡمُهُۥٓ أَحۡـمَدُۖ فَلَمَّا جَآءَهُم بِٱلۡبَيِّنَـٰتِ قَالُواْ هَـٰذَا سِحۡرٞ مُّبِيـنٞ ٦

Ey rasulüm! Hani Meryem’in oğlu İsa da İsrailoğullarına şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Muhakkak ki ben size gönderilmiş Allah’ın rasulüyüm. Benden önce indirilmiş olan Tevrât’ın hak olduğunu ve ona uyulması gerektiğini doğrulayıcı ve benden sonra gelecek olan Ahmed ismindeki rasulü müjdeleyici olarak geldim.” Fakat İsa (söylediklerinin doğruluğunu ispat eden) apaçık delillerle gelince onlar, “Bu, apaçık bir sihirdir (senin getirdiğine tâbi olmayız).” dediler.

61:7

وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَـرَىٰ عَلَـى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَ وَهُوَ يُدۡعَـىٰٓ إِلَـى ٱلۡإِسۡلَـٰمِۚ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِيـنَ ٧

(Tevhid dini) İslam’a davet edildiği hâlde Allah hakkında (eş, çocuk veya ortak gibi şeyler isnat ederek) yalan söyleyip O’na iftira atandan daha zalim kim olabilir?! Şu bilinmelidir ki Allah, zalim kavmi (bile bile hakkı yalanlayıp küfür ve şirki seçerek nefsine zulmedenleri) hidayete muvaffak kılmaz.

61:8

يُرِيدُونَ لِيُطۡفِـُٔواْ نُورَ ٱللَّهِ بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَٱللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِۦ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡكَـٰفِرُونَ ٨

Zalimler, (tevhidi bozan ya da onu çirkin gösteren şeyleri Allah’ın dinine nispet ederek) Allah’ın nurunu (tevhid dini İslam’ı) ağızlarıyla söndürmek isterler. Fakat (başaramayacaklardır çünkü) Allah, (bütün hile, tuzak ve iftiralara rağmen) nurunu (tevhid dinini) her yere yayacaktır, kâfirler bundan hoşlanmasalar bile.

61:9

هُوَ ٱلَّذِيٓ أَرۡسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلۡهُدَىٰ وَدِينِ ٱلۡـحَـقِّ لِيُظۡهِرَهُۥ عَلَـى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡمُشۡرِكُونَ ٩

Rasulünü hidayet (dünya ve ahiret mutluluğunu elde etmede yol gösterici olan Kur’ân) ve (kıyamete kadar hayatın her yönünde mükemmel hükümleri ihtiva eden ve sadece ona tâbi olmakla cennet kazanılan) hak din ile gönderen rabbiniz Allah’tır. Bu dini, bütün dinlere (her türlü din, düşünce ve ideolojilere mükemmelliği ve hücceti ile) üstün kılacaktır, müşrikler bundan hoşlanmasalar (ve onu yok etmek için ellerinden gelen her şeyi yapsalar) bile.

61:10

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ هَلۡ أَدُلُّكُـمۡ عَلَـىٰ تِـجَـٰرَةٖ تُنجِيكُـم مِّنۡ عَذَابٍ أَلِيمٖ ١٠

Ey iman edenler (Allah’ın birliğine tam manasıyla iman edip şeriatini hayatın bütün alanlarında uygulamaya azmedenler)! Size, çok acı verici bir azaptan kurtaracak kazançlı bir ticaret göstereyim mi?