ET-TALĀK SURESİ

Bu surenin diğer ismi Sûratu’n-Nisâ el-Kusrâ’dır (سُـورَةُ ٱلـنِّـسَاءِ ٱلۡـقُـصۡـرَىٰ). Medeni’dir. Ayet sayısı 12, kelime sayısı 249, harf sayısı 1060’tır.

سُـورَةُ ٱلطَّـلَاقِ

65:1

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِـيُّ إِذَا طَلَّقۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحۡصُواْ ٱلۡعِدَّةَۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ رَبَّـكُـمۡۖ لَا تُـخۡرِجُوهُنَّ مِنۢ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَـخۡرُجۡنَ إِلَّآ أَن يَأۡتِيـنَ بِفَـٰحِشَةٖ مُّبَيِّنَةٖۚ وَتِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِۚ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَقَدۡ ظَلَمَ نَفۡسَهُۥۚ لَا تَدۡرِي لَعَلَّ ٱللَّهَ يُـحۡدِثُ بَعۡدَ ذَٰلِكَ أَمۡرٗا ١

Ey nebi! (Sen veya ümmetinden herhangi biri) Hanımlarınızı boşamak istediğinizde onları iddetlerini gözeterek (iddetlerinin başında ve cima yapmadığınız bir temizlik hâlinde iken) boşayın ve iddet günlerini hesap edin (bu, hanımınızı ne zaman döndüreceğinizi bilmeniz içindir)! Ve (emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak durarak) rabbiniz olan Allah’tan korkun! Boşadığınız hanımları, (zina gibi) açık bir fahişelik yapmaları hariç oturdukları evlerden çıkarmayın ve onlar da (iddetleri bitinceye kadar) evlerinden çıkmasınlar. Ve bilin ki bu hükümler, Allah’ın (kullarına uymaları için koyduğu) sınırlarıdır. Kim de Allah’ın sınırlarını aşarsa (azaba maruz bırakarak) nefsine zulmetmiş olur. Ey hanımını boşayan kişi! Bilemezsin, hanımını boşadıktan sonra olur da Allah bilmediğin bir şey yaratır (hanımına karşı kalbine bir istek koyar da iddet esnasında onu kendine döndürürsün).

65:2

فَإِذَا بَلَغۡنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمۡسِكُوهُنَّ بِمَعۡرُوفٍ أَوۡ فَارِقُوهُنَّ بِمَعۡرُوفٖ وَأَشۡهِدُواْ ذَوَيۡ عَدۡلٖ مِّنكُـمۡ وَأَقِيمُواْ ٱلشَّهَـٰدَةَ لِلَّهِۚ ذَٰلِكُـمۡ يُوعَظُ بِهِۦ مَن كَـانَ يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يَـجۡعَل لَّهُۥ مَـخۡرَجٗاۙ ٢

(Reci talakla) Boşadığınız hanımların iddeti bitmeye yaklaştığında ya onları meşru ölçüler içinde (güzellikle ve iyilikle isteyerek) kendinize döndürün ya da meşru ölçülere göre onları iddetleri bitene kadar terk edin (iddetleri bitince haklarını eksiksiz verin, artık onlar kendileri için karar sahibidirler)! Hanımlarınızı (iddetleri içinde) kendinize döndürmek veya (iddetleri bitip de) onlardan tamamen ayrılmak istediğinizde içinizden iki adil Müslümanı şahid tutun! Ve ey şahidler! Şehadeti, Allah’ın rızası için en güzel şekilde yerine getirin! Ey iman edenler! Size bildirilen bu hükümler, Allah’a ve ahiret gününe tam manasıyla iman eden kişilerin öğüt alması içindir (çünkü bunlardan ancak onlar istifade eder). Kim de Allah’tan gerektiği gibi korkarsa (emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak durursa) Allah, içine düştüğü her sıkıntıdan kurtulması için ona bir çıkış yolu var eder.

65:3

وَيَرۡزُقۡهُ مِنۡ حَيۡثُ لَا يَـحۡتَسِبُۚ وَمَن يَتَوَكَّـلۡ عَلَـى ٱللَّهِ فَهُوَ حَسۡبُهُۥٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ بَـٰلِغُ أَمۡرِهِۦۚ قَدۡ جَعَلَ ٱللَّهُ لِكُـلِّ شَـيۡءٖ قَدۡرٗا ٣

Ve Allah ona, hiç ummadığı yerden rızık verir. Kim de sadece Allah’a tevekkül ederse (her durumda O’na güvenip O’ndan yardım ister, O’nun kaza ve kaderine rıza gösterip hükmüne teslim olursa) O, kuluna her konuda yeter. Muhakkak ki Allah, emrini yerine getirendir (hiçbir şey O’nu takdir ettiği şeyi yerine getirmekte âciz bırakamaz). Bilin ki Allah her şey için bir kader (ölçü) tayin etmiştir.

65:4

وَٱلَّـٰٓـِٔي يَئِسۡنَ مِنَ ٱلۡمَحِيضِ مِن نِّـسَآئِكُـمۡ إِنِ ٱرۡتَبۡتُمۡ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلَـٰثَةُ أَشۡهُرٖ وَٱلَّٰٓـِٔي لَمۡ يَـحِضۡنَۚ وَأُوْلَٰتُ ٱلۡأَحۡـمَالِ أَجَلُهُنَّ أَن يَضَعۡنَ حَـمۡلَهُنَّۚ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يَـجۡعَل لَّهُۥ مِنۡ أَمۡرِهِۦ يُسۡرٗا ٤

Ey iman edenler! Hanımlarınızdan (yaşı ilerlemiş olduğu için) hayızdan tamamen kesilmiş ve (yaşı henüz küçük olduğu için) hiç hayız görmemiş olanların iddetlerinin nasıl hesap edileceği konusunda şüphe ederseniz bilin ki onların iddet bekleme süresi üç (kamerî) aydır. Hamile olanların iddet bekleme süresi ise doğum yapmalarına kadardır. Ve kim Allah’tan korkarsa (emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak durursa) Allah ona zor işlerinde kolaylık verir.

65:5

ذَٰلِكَ أَمۡرُ ٱللَّهِ أَنزَلَهُۥٓ إِلَيۡكُـمۡۚ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يُـكَـفِّرۡ عَنۡهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُعۡظِمۡ لَهُۥٓ أَجۡرًا ٥

Zikredilen (boşama, boşanan hanımı döndürme ve iddetle ilgili) bu hükümler, Allah’ın hükümleridir. Ey iman edenler! Allah bu hükümleri, onlarla amel etmeniz için indirmiştir. Ve bilin ki kim Allah’tan korkarsa (emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak durursa) Allah onun günahlarını örter ve ona büyük mükâfaat (cenneti) verir.

65:6

أَسۡكِنُوهُنَّ مِنۡ حَيۡثُ سَكَنتُم مِّن وُجۡدِكُمۡ وَلَا تُضَآرُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُواْ عَلَيۡهِنَّۚ وَإِن كُـنَّ أُوْلَـٰتِ حَـمۡلٖ فَأَنفِقُواْ عَلَيۡهِنَّ حَتَّـىٰ يَضَعۡنَ حَـمۡلَهُنَّۚ فَإِنۡ أَرۡضَعۡنَ لَكُـمۡ فَــَٔاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ وَأۡتَمِرُواْ بَيۡنَكُـم بِمَعۡرُوفٖۖ وَإِن تَعَاسَرۡتُمۡ فَسَتُـرۡضِعُ لَهُۥٓ أُخۡرَىٰ ٦

Ey hanımlarını boşayan erkekler! Boşadığınız hanımlarınızı (iddet müddetinde) gücünüz miktarında (maişetlerini sağlayarak) ikamet ettiğiniz evlerde oturtun! Ve onlara (nafaka, ikamet veya başka bir konuda) sıkıştırarak zarar vermeyin! Eğer hamile iseler çocuklarını doğuruncaya kadar onlara nafakalarını verin! Eğer sizin için çocuğunuzu emzirirlerse ücretlerini verin ve aranızda uygun bir ücrette anlaşın! Eğer (baba ücrette cimrilik yaptığı veya anne fazla ücret talep ettiği için) çocuğun annesiyle aranızda emzirme ücreti konusunda anlaşamazsanız çocuğu emzirmesi için başka bir kadın kiralayabilirsiniz.

65:7

لِيُنفِقۡ ذُو سَعَةٖ مِّن سَعَتِهِۦۖ وَمَن قُدِرَ عَلَيۡهِ رِزۡقُهُۥ فَلۡيُنفِقۡ مِمَّآ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُۚ لَا يُـكَـلِّفُ ٱللَّهُ نَفۡسًا إِلَّا مَآ ءَاتَىٰهَاۚ سَيَجۡعَلُ ٱللَّهُ بَعۡدَ عُسۡرٖ يُـسۡرٗا ٧

Maddi durumu iyi olan, (çocuklarını emziren veya onlara bakıp yetiştiren boşadığı hanımına) durumuna göre güzel harcama yapsın! Kimin de maddi durumu dar kılınmışsa Allah’ın kendisine verdiği nispette harcama yapsın! Çünkü Allah her nefsi ancak kaldırabileceği şeyle yükümlü tutar, daha fazlasıyla yükümlü tutmaz. Muhakkak ki Allah, zorluktan sonra bir kolaylık verecektir.

65:8

وَكَأَيِّن مِّن قَرۡيَةٍ عَتَتۡ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهَا وَرُسُلِهِۦ فَحَاسَبۡنَـٰهَا حِسَابٗا شَدِيدٗا وَعَذَّبۡنَـٰهَا عَذَابٗا نُّـكۡرٗا ٨

Ve Rablerinin emirlerine ve rasullerine karşı gelen nice beldeleri yaptıkları kötü amellerden dolayı çetin bir hesaba çektik ve onları görülmemiş kötü bir azaba uğrattık.

65:9

فَذَاقَتۡ وَبَالَ أَمۡرِهَا وَكَـانَ عَـٰقِبَةُ أَمۡرِهَا خُسۡرًا ٩

Böylece onlar, yaptıkları kötü amellerinin cezasını tattılar. Ve kötü amellerinden dolayı sonları, hem dünyada hem de ahirette hüsran oldu.

65:10

أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمۡ عَذَابٗا شَدِيدٗاۖ فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ يَـٰٓأُوْلِـي ٱلۡأَلۡبَـٰبِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۚ قَدۡ أَنزَلَ ٱللَّهُ إِلَيۡكُـمۡ ذِكۡرٗا ١٠

Allah, (küfür, şirk, zulüm ve günahları sebebiyle) onlara (ahiret gününde) şiddetli bir azap hazırladı. Ey (Allah’a ve rasulüne) gerçek manada iman eden akıl sahipleri! (Emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak durarak) Allah’tan korkun (ki geçmiş ümmetlerin başına gelen azap sizin de başınıza gelmesin)! Muhakkak ki Allah size, (emirlerine karşı gelenlerin kötü akıbetini ve itaat edenlerin güzel akıbetini hatırlatan) bir uyarıcı (Kur’ân’ı) indirmiştir.