EL-KALEM SURESİ

Kalem suresinin diğer ismi Nûn (ن) suresidir. Mekke’de inmiştir. Ayet sayısı 52, kelime sayısı 300, harf sayısı 1256’dır.

سُـورَةُ ٱلۡـقَـلَـمِ

68:1

نٓۚ وَٱلۡقَلَمِ وَمَا يَـسۡطُرُونَ ١

Nûn.* Kaleme ve kalemi tutanların yazdıklarına yemin olsun!

* Bazı surelerin başında bulunan “Elif, lâm, mîm. Tā, sîn. Yâ, sîn.” gibi harflere huruful mukattaa denir. Âlimler bu harflerin tefsiri hakkında ihtilaf etmişlerdir. Bazı âlimler bu harflerin, Kur’ân’daki surelerin isimleri olduğunu söylemiştir. Bazı âlimler bu konuda hiçbir tevil yapmayıp manasını Allahu Teâlâ’ya havale etmiştir. Bazı âlimler de Allahu Teâlâ’nın bu harflerle kâfirlere meydan okuduğunu söylemiştir ve bu, en kuvvetli görüştür. Çünkü Allahu Teâlâ, bu harflerle başlayan surelerde, bu harflerin hemen akabinde Kur’ân’ı zikrederek “İşte bu Kur’ân, sizin bildiğiniz bu harflerden meydana gelmiştir. Öyleyse bildiğiniz bu harflerden meydana gelmiş olan Kur’ân’ın aynısını veya bir suresinin benzerini haydi, siz de meydana getirin bakalım!” şeklinde meydan okumuştur. Her ne kadar Kur’ân Arapların kullandığı harflerden meydana gelmişse de üslubunda bir hayat ve canlılık vardır. Fakat insanların sözleri asla böyle değildir.

68:2

مَآ أَنتَ بِنِعۡمَةِ رَبِّكَ بِمَجۡنُونٖ ٢

Ey rasulüm! Sen, Rabbinin (verdiği nübüvvet) nimetinden dolayı asla deli değilsin.

68:3

وَإِنَّ لَكَ لَأَجۡرًا غَيۡرَ مَمۡنُونٖ ٣

Ve ey rasulüm! Muhakkak ki (risaletin ağır yükünü taşıdığın ve bundan dolayı eziyetlere katlandığın için) sana bitip tükenmeyen devamlı mükâfaat vardır.

68:4

وَإِنَّكَ لَعَلَـىٰ خُلُقٍ عَظِيمٖ ٤

Ve muhakkak ki sen (örnek alınacak) en mükemmel ve en üstün ahlaka sahipsin.

68:5 - 6

فَسَتُبۡصِرُ وَيُبۡصِرُونَ ٥ بِأَييِّكُـمُ ٱلۡمَفۡتُونُ ٦

Ey rasulüm! Yakında (hak apaçık belli olunca) kimin deli olduğunu sen de göreceksin onlar da görecekler.

68:7

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُهۡتَدِينَ ٧

Muhakkak ki Rabbin, kimin doğru yolundan saptığını ve kimin de doğru yol üzere olduğunu bilmektedir.

68:8

فَلَا تُطِعِ ٱلۡمُكَذِّبِيـنَ ٨

Ey rasulüm! Seni ve getirdiklerini yalanlayanlara sakın itaat etme!

68:9

وَدُّواْ لَوۡ تُدۡهِنُ فَيُدۡهِنُونَ ٩

Seni ve getirdiklerini yalanlayan o müşrikler senin, dininden taviz vererek onlara yumuşak davranmanı arzuluyorlar ki onlar da (dinlerinden taviz verip) sana yumuşak davransınlar.

68:10 - 14

وَلَا تُطِعۡ كُـلَّ حَلَّافٖ مَّهِيـنٍ ١٠

Ve ey rasulüm! Yalan yere çokça yemin eden, aşağılık olan, devamlı gıybet yapan, (insanlar birbirlerine düşsünler diye aralarında) durmadan laf götürüp getiren, hayır yapmayı hep engelleyen; insanların can, mal ve ırzlarına saldırıp zulmeden, çok günah işleyen, kaba ve sert kalpli olan, üstelik soysuzlukla damgalanmış olan ve mal ve oğulları var diye hakka karşı kibirlenen o kâfire sakın itaat etme!