وَقَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِ فِـرۡعَـوۡنَ أَتَـذَرُ مُوسَـىٰ وَقَوۡمَهُۥ لِـيُـفۡسِدُواْ فِـي ٱلۡأَرۡضِ وَيَذَرَكَ وَءَالِـهَـتَـكَۚ قَالَ سَنُقَتِّلُ أَبۡنَآءَهُمۡ وَنَـسۡتَحۡـيِۦ نِـسَآءَهُمۡ وَإِنَّا فَوۡقَهُمۡ قَـٰهِرُونَ ١٢٧
Firavun’un kavmindeki ileri gelenler (Firavun’u, Musa ve yanındakileri bir an evvel cezalandırması için kışkırtarak) şöyle dediler: “(Ey Firavun!) Musa ve kavmini hemen cezalandırmayıp onların hem sana hem de ilahlarına ibadet etmeyi terk edip kendi dinlerini yayarak yeryüzünde fesat çıkarmalarına izin mi vereceksin?!” Bunun üzerine Firavun şöyle dedi: “Hayır! Onların erkek çocuklarını öldüreceğiz, kadınlarını ise (bize hizmet etmeleri için) sağ bırakacağız. Muhakkak ki biz onlardan daha kuvvetliyiz ve onlara istediğimiz şeyi yapacak güce sahibiz.”