وَسۡـَٔلۡهُمۡ عَنِ ٱلۡقَرۡيَةِ ٱلَّتِـي كَـانَتۡ حَاضِرَةَ ٱلۡبَحۡرِ إِذۡ يَعۡدُونَ فِـي ٱلسَّبۡتِ إِذۡ تَأۡتِيهِمۡ حِيتَانُهُمۡ يَوۡمَ سَبۡتِهِمۡ شُرَّعٗـا وَيَوۡمَ لَا يَـسۡبِتُونَۙ لَا تَأۡتِيهِمۡۚ كَذَٰلِكَ نَبۡلُوهُم بِمَا كَـانُواْ يَفۡسُقُونَ ١٦٣
Ey rasulüm! İsrailoğullarına (hatırlayıp ibret almaları için) daha önce deniz kenarında yaşamış olan atalarının başına gelenleri sor. Onlar, cumartesi günündeki avlanma yasağını ihlal ettiler. Şöyle ki: (Allah cumartesi günü avlanmayı yasakladıktan sonra) Balıklar avlanmanın yasak olduğu cumartesi günü, suyun üzerinde görünecek şekilde akın akın onlara geliyor, diğer günlerde ise gelmiyordu (onlar da balıkları avlamak için ağlarını cuma günü denize atıp pazar günü toplayarak hile yaptılar, böylece Allah’ın emrini ihlal ettiler). İşte fısk işledikleri (Allah’ın emrine karşı geldikleri) için onları böyle imtihan ettik.