7:164

وَإِذۡ قَالَتۡ أُمَّةٞ مِّنۡهُمۡ لِمَ تَعِظُونَ قَوۡمًاۙ ٱللَّهُ مُهۡلِكُهُمۡ أَوۡ مُعَذِّبُهُمۡ عَذَابٗا شَدِيدٗاۖ قَالُواْ مَعۡذِرَةً إِلَـىٰ رَبِّـكُـمۡ وَلَعَلَّهُمۡ يَتَّقُونَ ١٦٤

İçlerinden (cumartesi yasağını ihlal etmeyen fakat ihlal edenlere uyarıda da bulunmayan) bir topluluk (emri bil maruf nehyi anil münker yapanlara) şöyle demişti: “Allah’ın, (emrine bile bile itaat etmediklerinden dolayı) kendilerini helak edeceği veya şiddetli bir azapla cezalandıracağı topluluğa niçin öğüt veriyorsunuz?” Emri bil maruf nehyi anil münker yapanlar da onlara şöyle cevap vermişti: “Öğüt vermediğimizden dolayı Rabbimiz katında sorumlu tutulmamak için öğüt veriyoruz, bir de belki (öğüt alıp) Allah’tan korkar ve yasakladığı şeylerden uzak dururlar.”