قُل لَّآ أَمۡلِكُ لِـنَفۡسِـي نَفۡعٗا وَلَا ضَرًّا إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُۚ وَلَوۡ كُنتُ أَعۡلَمُ ٱلۡغَيۡبَ لَٱسۡتَكۡثَـرۡتُ مِنَ ٱلۡـخَيۡـرِ وَمَا مَسَّنِـيَ ٱلسُّوٓءُۚ إِنۡ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٞ وَبَـشِيـرٞ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ ١٨٨
Ey rasulüm! (Seni yalanlayanlara) De ki: “Allah dilemedikçe ben ne kendime bir fayda verme ne de kendimden bir zararı defetme gücüne sahibim (fayda ve zarar vermek yalnız Allah’a aittir). Eğer ben (Allah’ın bildirmesi dışında) ğaybı bilseydim kendi maslahatıma uygun çok hayır verici ve benden zararı defedici amelleri yapardım, böylece bana hiçbir kötülük isabet etmezdi. Fakat bilin ki ben ancak (küfür, şirk ve günah işleyenler için cehennem azabıyla) uyarıcı ve (benim rasul olduğuma iman edip getirdiklerimle amel eden) imanlı kimseler için (cennet ve içindeki benzersiz güzellikteki nimetlerle) müjdeleyiciyim.