وَإِلَـىٰ مَدۡيَنَ أَخَاهُمۡ شُعَيۡبٗاۚ قَالَ يَـٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَـكُـم مِّنۡ إِلَـٰهٍ غَيۡـرُهُۥۖ قَدۡ جَآءَتۡـكُـم بَـيِّـنَةٞ مِّن رَّبِّـكُـمۡۖ فَأَوۡفُواْ ٱلۡكَـيۡـلَ وَٱلۡمِيـزَانَ وَلَا تَبۡخَسُواْ ٱلنَّاسَ أَشۡيَآءَهُمۡ وَلَا تُفۡسِدُواْ فِـي ٱلۡأَرۡضِ بَعۡدَ إِصۡلَـٰحِهَاۚ ذَٰلِكُـمۡ خَيۡـرٞ لَّـكُـمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِيـنَ ٨٥
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’i (şirki terk edip yalnız Allah’a ibadet etmeye davet etmesi için) rasul olarak gönderdik. O, kavmine şöyle dedi: “Ey kavmim! (Şirki terk edip) Yalnız Allah’a ibadet edin, sizin (ibadet edeceğiniz) O’ndan başka hak ilahınız yoktur. Muhakkak ki size Rabbinizden (benim rasul olduğuma ve size hakkı bildirdiğime dair) apaçık deliller gelmiştir. Tartarken ve ölçerken adaletli olun, sakın insanların haklarını eksiltmeyin! Islah (tevhid ve İslam şeriati hayatın her alanına hâkim) olduktan sonra yeryüzünde (Allah’ın şeriatini hayatın her alanına hâkim kılmamak suretiyle küfür, şirk ve günah işleyerek) fesat çıkarmayın! Eğer (benim rasul olduğuma ve size bildirdiklerimin hak olduğuna) iman etmişseniz işte böyle yapmanız sizin için (hem dünyada hem ahirette) hayırlıdır (öyleyse size Allah’tan getirdiğim şeylere iman edin ve onlarla amel edin).”