EL-CİNN SURESİ

Mekke’de inmiştir. Ayet sayısı 28, kelime sayısı 200, harf sayısı 759’dur.

سُـورَةُ ٱلۡـجِـنِّ

72:1

قُلۡ أُوحِـيَ إِلَـيَّ أَنَّهُ ٱسۡتَمَعَ نَفَرٞ مِّنَ ٱلۡـجِنِّ فَقَالُوٓاْ إِنَّا سَمِعۡنَا قُرۡءَانًا عَجَبٗا ١

Ey rasulüm! Ümmetine de ki: “Allah tarafından bana şu bildirildi: Ben, Kur’ân okurken cinlerden bir topluluk o Kur’ân’ı dinledi ve kavimlerine döndüklerinde ‘Muhakkak biz (beyan ve fesahat bakımından) çok hayret verici, muazzam bir söz dinledik.’ dediler.”

72:2

يَهۡدِيٓ إِلَـى ٱلرُّشۡدِ فَـَٔامَنَّا بِهِۦۖ وَلَن نُّـشۡرِكَ بِرَبِّنَآ أَحَدٗا ٢

“İşittiğimiz bu söz; (inanç, söz ve amelde) doğruyu gösteren bir sözdür. Bu sebeple biz ona iman ettik, artık (bu sözü indiren) Rabbimize (ne zatında ne sıfatlarında ne de fiillerinde) hiçbir şeyi asla şirk koşmayacağız (ve hayatımızın her yönünde O’nun emir ve yasaklarını uygulayacağız).”

72:3

وَأَنَّهُۥ تَعَـٰلَـىٰ جَدُّ رَبِّنَا مَا ٱتَّـخَذَ صَـٰحِبَةٗ وَلَا وَلَدٗا ٣

“Ve biz kesin olarak inandık ki bütün noksanlıklardan münezzeh olan yüce Rabbimiz ne bir eş ne de bir çocuk edinmiştir.”

72:4

وَأَنَّهُۥ كَـانَ يَقُولُ سَفِيهُنَا عَلَـى ٱللَّهِ شَطَطٗا ٤

“Ve muhakkak ki en sefihimiz (İblis), Allah hakkında hak ile alakası olmayan ve ondan tenzih edilmesi gereken yalan sözler söylüyordu.”

72:5

وَأَنَّا ظَنَنَّآ أَن لَّن تَقُولَ ٱلۡإِنسُ وَٱلۡـجِنُّ عَلَـى ٱللَّهِ كَذِبٗا ٥

“Ve biz, bu hak sözü duymadan önce (müşrik) insanlar ve cinler Allah’ın eşi veya çocuğu olduğunu söylediklerinde asla yalan söylemeyeceklerini zannettiğimiz için onlara uyup sözlerini tasdik ediyorduk.”

72:6

وَأَنَّهُۥ كَـانَ رِجَالٞ مِّنَ ٱلۡإِنـسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٖ مِّنَ ٱلۡـجِنِّ فَزَادُوهُمۡ رَهَقٗا ٦

“Ve şu bir gerçektir ki insanlardan bazı adamlar korktuklarında ya da sıkıntıya düştüklerinde yardım almak için cinlerden bazı adamlara sığınırlar. Fakat insanların sığındıkları cinler, onların korkularını daha çok artırır (insanlar da cinlere sığınmakla onların cüret ve azgınlıklarını daha çok artırır).”

72:7

وَأَنَّهُمۡ ظَنُّواْ كَمَا ظَنَنتُمۡ أَن لَّن يَبۡعَثَ ٱللَّهُ أَحَدٗا ٧

“Ve ey cin topluluğu! İnsanlar da sizin gibi, bir kimse öldükten sonra Allah’ın onu (hesap, ceza ve mükâfaat için) diriltmeyeceğine ve tevhide çağıran bir rasul göndermeyeceğine inandılar.”

72:8

وَأَنَّا لَمَسۡنَا ٱلسَّمَآءَ فَوَجَدۡنَـٰهَا مُلِئَتۡ حَرَسٗا شَدِيدٗا وَشُهُبٗا ٨

“Ve biz, (daha önce olduğu gibi) göğün haberini öğrenmek istedik fakat göğü, meleklerden bekçilerle çok sıkı korunmuş ve oraya yaklaşanlara atılıp onları vuran şihâblarla (şiddetli yanan ateş kütleleriyle) doldurulmuş olarak bulduk.”

72:9

وَأَنَّا كُنَّا نَقۡعُدُ مِنۡهَا مَقَـٰعِدَ لِلسَّمۡعِۖ فَمَن يَـسۡتَمِعِ ٱلۡأٓنَ يَـجِدۡ لَهُۥ شِهَابٗا رَّصَدٗا ٩

“Hâlbuki biz daha önce (Muhammed rasul olarak gönderilmeden önce) meleklerin aralarında konuştukları haberleri dinlemek için gökte bir yer bulabiliyorduk. Şimdi kim bu haberleri dinlemek için göğe yaklaşırsa orada kendisini vurup yakmak için bekleyen bir şihâb (şiddetli yanan ateş kütlesi) bulmakta.”

72:10

وَأَنَّا لَا نَدۡرِيٓ أَشَرٌّ أُرِيدَ بِمَن فِـي ٱلۡأَرۡضِ أَمۡ أَرَادَ بِهِمۡ رَبُّهُمۡ رَشَدٗا ١٠

“Ve göğün böyle sımsıkı korunması; yeryüzündekiler hakkında bir kötülük irade edildiği için mi yoksa Rableri onlar hakkında bir hayır irade ettiği için mi, bilmiyoruz.”