8:7

وَإِذۡ يَعِدُكُـمُ ٱللَّهُ إِحۡدَى ٱلطَّآئِـفَـتَـيۡـنِ أَنَّهَا لَـكُـمۡ وَتَوَدُّونَ أَنَّ غَيۡـرَ ذَاتِ ٱلشَّوۡكَةِ تَـكُـونُ لَـكُـمۡ وَيُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُـحِـقَّ ٱلۡـحَـقَّ بِـكَـلِمَـٰتِهِۦ وَيَقۡطَعَ دَابِرَ ٱلۡكَـٰفِرِينَ ٧

Ve ey (Bedir’de müşriklere karşı savaşma konusunda tartışan) mu’minler, hatırlayın! Allah size (Medine’den çıktığınızda) iki taifeden birini, “O sizindir.” diyerek vâdetmişti (ya Ebu Süfyan’ın kervanını ya da müşriklerle savaşıp zaferi elde edecektiniz). Fakat siz, bunlardan rahatlıkla elde edeceğiniz kuvvetsiz olanı (kervanı) tercih ediyordunuz. Allah ise savaşma hükmü ile hakkın ortaya çıkmasını ve böylece kâfirlerin kökünün kazınmasını (küfrün elebaşlarından çoğunun öldürülmesini ya da esir edilmesini) istemişti.