وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ ١
Göğe ve Tarık’a (geceleyin parlayan yıldıza) yemin olsun!
Mekke’de inmiştir. Ayet sayısı 17, kelime sayısı 61, harf sayısı 248’dir.
سُـورَةُ ٱلطَّـارِقِ
وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ ١
Göğe ve Tarık’a (geceleyin parlayan yıldıza) yemin olsun!
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ ٢
Ey rasulüm! Sen, Tarık’ın (geceleyin parlayan yıldızın) ne olduğunu nereden bileceksin ki?
ٱلنَّجۡمُ ٱلثَّاقِبُ ٣
O, parlayan ışığıyla karanlığı delen bir yıldızdır.
إِن كُـلُّ نَفۡسٖ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظٞ ٤
Muhakkak ki her nefsin dünyada yaptıklarını yazan hafaza melekleri tayin edilmiştir.
فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ ٥
(Öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden) İnsan, hangi şeyden yaratıldığına ibretle bir baksın!
خُلِقَ مِن مَّآءٖ دَافِقٖ ٦
O, fışkırarak atılan bir sudan yaratılmıştır.
يَـخۡرُجُ مِنۢ بَيۡـنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّـرَآئِبِ ٧
O su, (erkeğin) sırt kemiğinden ve (kadının) iki meme arasındaki göğüs kemiğinden çıkar.
إِنَّهُۥ عَلَـىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرٞ ٨
Muhakkak ki Allah (fışkıran sudan yarattığı) insanı, (kıyamet gününde hesap için) önceki hâline döndürmeye kadirdir.
يَوۡمَ تُبۡلَـى ٱلسَّرَآئِرُ ٩
Kulların içlerinde gizledikleri bütün sırların ortaya döküldüğü gün (kıyamet günü)…
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٖ وَلَا نَاصِرٖ ١٠
İşte o gün (gerçek imanı ve salih amelleri terk etmiş olan) kâfirin, kendisini Allah’ın azabından koruyacak ne bir kuvveti ne de bir yardımcısı olur.